Yabancı sermaye gider kısıtlaması hk.
Danıştay 3. Daire E. 2000/3798 K. 2002/376 T. 6.2.2002 YABANCI SERMAYE GİDER KISITLAMASI YABANCI SERMAYE GİDER KISITLAMASI HK. 193/md. 41 Temyiz Eden: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... San. ve Tic. A.Ş. İstemin Özeti : Pamuk ve su ürünleri imalatı ve ihracatı yapan davacı şirketin 1.6.1998-31.5.1999 tarihleri arasındaki özel hesap dönemine ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak adına re'sen salınan kurumlar vergisi ve fon payı ile bunlara bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarına karşı açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 219'uncu maddesinin (b) bendinde, kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesinin, deftere işlenmesi hükmünde olduğu belirtilerek işlemlerin kaydedilebileceği bu belgelerin de geçerli belgeler olduğunun vurgulandığı, dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden, sanayi siciline kayıtlı bulunduğu tartışmasız olan davacı şirketin yeniden değerlemeye ilişkin işlemlerinin yevmiye defterindeki 282 ve 522 nolu ana hesaplarda ayrıntılarının da 10 ve 06 nolu hesaplarda izlendiğinin, bunlara ait kayıtların da mahsup fişlerine ve yeniden değerleme tablolarına dayandırıldığının anlaşıldığı, buna göre finansman giderlerinin gider kısıtlamasına tabi tutulmaması gerektiğinden, yevmiye defterinde hesapların ayrıntılı bir şekilde izlenmediği nedeniyle % 18,8 kısıtlama oranına göre belirlenen 31.599.148.000.- liranın kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha eklenmesinde yasal isabet görülmediği, örtülü sermayenin varlığından söz edebilmek için Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 16'ncı maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğinin açık ve kesin olarak saptanması gerektiği, olayda, borç veren ortaklar, davacı şirketin % 60 sermaye payına sahip olduklarından alacaklı ortaklarla davacı şirket arasında devamlı ve sıkı bir ekonomik ilişki bulunmakta ve bu borç bir hesap dönemi içinde kapatılmadığından devamlı olarak kullanılmış olmakta ise de, inceleme elemanınca ortaklardan alınan borcun davacı şirketin öz sermayesi ile karşılaştırılması gerekirken davacı şirketin ödenmiş sermayesi ile karlılaştırılması suretiyle değerlendirme yapılmasında yasaya uyarlık bulunmadığı, karşılaştırma yapılacak emsal kurumun olmaması halinde borcun özsermayeye oranının karşılaştırmasının işletmenin kendi bünyesinde yapılabileceğine dair bir kriter bulunmadığından, bu karşılaştırmanın, ortaklar dışındaki borçlara ilişkin olarak yapılması gerektiği, buna göre ortaklara olan borç tutarının öz sermayeye oranı % 23 iken, aynı dönemde davacı şirketin bankalara ve satıcılara olan borçlarının öz sermayeye oranının % 125 olduğu, bu durumda ortaklardan alınan borcun öz sermayeye oranının inceleme elemanının hesapladığı gibi % 613 olmadığı görüldüğünden, örtülü sermaye için yasanın öngördüğü koşulların olayda mevcut olmadığı gerekçesiyle kabul ederek dava konusu cezalı ta...