Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının talebinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşmeden doğduğunu, Müvekkili şirketin davalı şirketten almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedellerini, kredi, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut sözleşmelerdeki şartlı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların teminatı olarak ilgili taşınmazlar üzerinde 07.01.2008 tarihinde ipotek tesis edildiğini, davalı alacaklının alacağı taşınmaz ipotekleri ile teminat altına alınmış olmasına rağmen davalının icra takibini açtığı 11.03.2014 tarihine kadar alacağının tahsiline ilişkin hiçbir...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2015/506 Esas KARAR NO :2020/773
DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:08/05/2015 KARAR TARİHİ:12/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının talebinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşmeden doğduğunu, Müvekkili şirketin davalı şirketten almış olduğu ve alacağı petrol ürünlerinin bedellerini, kredi, ariyeten almış olduğu teçhizat ve mevcut sözleşmelerdeki şartlı cezailer ve bu alacakların faizleri dahil her ne sebep ve suretle olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların teminatı olarak ilgili taşınmazlar üzerinde 07.01.2008 tarihinde ipotek tesis edildiğini, davalı alacaklının alacağı taşınmaz ipotekleri ile teminat altına alınmış olmasına rağmen davalının icra takibini açtığı 11.03.2014 tarihine kadar alacağının tahsiline ilişkin hiçbir işlem yapmadığı gibi müvekkilini temerrüde de düşürmediğini, Davalı alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiği ilgili icra dosyasında borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte 5.000.000,00 TL'den fazla talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Asıl alacak yönünden herhangi bir itilaf bulunmadığını istenilen faizin hukuka aykırı olduğunu, Davalı taraf ile müvekkili arasındaki sözleşmede (Özel statülü Bölge Distribütörlüğü ) sözleşmesinde belirlenmiş bir ödeme günü mevcut olmadığını, temerrüde düşülmesi için ihtar gerektiğini, kaldı ki davalı alacaklı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmenin süresi sona ermediği halde mütemerrit var sayılmış ve 22.12.2008 tarihinden itibaren faiz işletilmeye başlatıldığını, oysa 2.01.2004 tarihindeki ek protokol ile sözleşmenin 2011 yılma kadar uzatıldığını, Cari hesap ilişkisinin 2011 yılma kadar devam etmekte iken açıkça sözleşmeye aykırı davranıldığını, işleyecek olan faizin takip tarihi olan 11.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek miktar olduğunu, kaldı ki davalı alacaklının alacağının sözleşmede açıkça belirtildiği şekilde ipotek ile temin edildiğini, Davalının ilgili icra takibinde belirttiği gibi gecikme faizi 22.12.2008 tarihinden itibaren işletilmiş olsa idi davalının ilgili yasal düzenlemeler gereği müvekkili şirkete vade farkı faturası düzenlemesinin ve tebliğ etmesi gerektiğini, Davalı alacaklıya müvekkili şirket ortaklarından ... adına kayıtlı taşınmazın teminat olarak davalı adına tescil edildiğini, davalı şirket kayıtlarında bu işlemin incelenmesini ve teminat olarak verilen taşınmazın bedelinin borç tutarından mahsubunu talep ettiklerini, Davalı yanın icra takibine koymadığı çek bedellerine ilişkin 285.417,78 TL tutarındaki karşılıksız çek tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, dayanıksız olduğunu, müvekkili şirketin çeklerin bir kısmını imzalayarak davalı alacaklıya teslim ettiğini, davalı alacaklının da müvekkilinin aldığı akaryakıt tut...