Mahsup talebi, amme borcunun vadesinden sonra yapılmış olsa dahi, ilgilinin borcun vadesi tarihi itibarıyla doğmuş ve hukuken tasarruf edilebilir durumda bir alacağı bulunuyorsa, gecikme zammı aranamayacağı; bu nedenle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 1999/5040 K. 2001/1184 T. 4.4.2001 MAHSUP TALEBİ MAHSUP TALEBİ, AMME BORCUNUN VADESİNDEN SONRA YAPILMIŞ OLSA DAHİ, İLGİLİNİN BORCUN VADESİ TARİHİ İTİBARIYLA DOĞMUŞ VE HUKUKEN TASARRUF EDİLEBİLİR DURUMDA BİR ALACAĞI BULUNUYORSA, GECİKME ZAMMI ARANAMAYACAĞI; BU NEDENLE ÖDEME EMRİNİN İPTALİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 6183/md. 51 , 52 İstemin Özeti : Davacı adına 1998/Haziran-1999/Şubat dönemlerine ait geçici vergilerin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle hesaplanan gecikme zammının tahsili için düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, 20.4.1999 tarih ve 9/3 nolu düzeltme fişi ile davacının 1998/Nisan,Mayıs dönemlerinde serbest meslek faaliyetinden dolayı kesinti yoluyla ödediği vergiyi belgelendirerek Haziran/1998-Şubat/1999 dönemlerinde ödenmesi gereken geçici vergilerin terkinine ilişkin 3.3.1999 tarihli dilekçesi üzerine mahsup talebi idarece yerinde görülerek ödenmesi gereken geçici verginin terkin edildiği ve dilekçe tarihine (3.3.1999) kadar gecikme zammı hesaplanarak tahsili gerektiği hususunun karara bağlandığı, anılan düzeltme fişine karşı Vergi Mahkemesinde esas nolu dosya ile dava açıldığı ve davanın henüz sonuçlanmadığının anlaşıldığı, ödeme emri içeriği borcun dayanağı düzeltme fişinin iptali istemiyle açılan dava sonuçlanmadan amme alacağının miktarı belirlenemeyeceğinden ve miktarı belli olmayan amme alacağı kesinleşmiş sayılamayacağından, bu alacağın tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle kabul ederek ödeme emrini iptal eden Vergi Mahkemesinin gün ve sayılı kararının; dava konusu ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Vergi Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık, amme alacağının vadesinin geldiği tarihte ilgililerin vergi dairesinden bu alacağı karşılayacak miktarda ve hukuken tasarruf edilebilir durumda alacakları bulunması halinde, sadece mahsup talebinin alacağın vadesinden önce yapılması gerekirken sonra yapılmış olması nedeniyle amme alacağı için gecikme zammı hesaplanıp hesaplanamayacağına ilişkin bulunmaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 52. maddesinde, gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının ...