Alacaklı idarece haciz uygulanan taşınmazların amme alacağını karşılamaya yeterli olup olmadığı yolunda bir araştırma yapmadan borçlunun menfaatine aykırı bir şekilde menkul malları üzerine ikinci kez tesis edilen haciz işleminde isabet bulunmadığı hk.
3. Daire 1999/2680 E. , 2000/2494 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No: 1999/2680 Karar No: 2000/2494 Temyiz İsteminde Bulunan : … Karşı Taraf : Suburcu Vergi Dairesi Müdürlüğü-GAZİANTEP İstemin Özeti : Davacı adına tarhiyat öncesi uzlaşma üzerine tahakkuk eden gelir vergisi ve fon payı ile bunlara ilişkin olarak hesaplanan gecikme faizlerinin ödenmemesi üzerine tesis edilen 9.9.1998 günlü haciz işleminin iptali istemiyle açılan davayı; 6183 sayılı Yasanın 54.maddesinde, ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacağının, amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallar haczedilerek cebren tahsil olunacağının belirtildiği, dosyanın incelenmesinden, tarhiyat öncesi uzlaşılan vergiler için düzenlenen ödeme emirlerine rağmen ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacının gayrimenkullerine 1996 yılında haciz konulmuş ise de haciz sırasında bu gayrimenkullerin rayiç değerinin bilinmemesi karşısında menkul malların haczine ilişkin olarak tesis edilen uyuşmazlık konusu haciz işleminde yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; uyuşmazlık konusu haciz işleminde yasaya uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Davacının, kesinleşen vergi borçları nedeniyle 1996 yılında haczedilen gayrimenkulleri satılıp paraya çevrilmeden, menkul malları üzerine 2.kez uygulanan haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı görüşüyle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : Temyiz istemi, Davacının kesinleşen vergi borcunun tahsili amacıyla iş yerindeki altı parça taşınır malının haczi işlemine karşı açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 62. maddesinin 1. fıkrasında; borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahısların elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklardan amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı öngörülmüş, olup aynı kanun maddesinin 5. fıkrasında da haciz uygulamasında tahsil dairesinin alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükellef olduğu hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 4.230.306.000,- lira vergi borcu nedeniyle 9.10.1996 tarih ve …, … ve … sıra nolu haciz bildirisiyle yedi parça taşınmaz üzerine haciz uygulandığı, haciz uygulanan bu taşınmazların açık artırma ile satışı yapılarak amme alacağının tahsili yoluna gidilmeksizin 9.9.1998 tarihli haciz tutanağı ile davacının iş yerindeki altı parça taşınır malının haczedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; alacaklı idarece haciz uygulanan taşınmazların hacze neden olan amme alacağnı karşılamaya yeterli olup olmadığı yolunda davacınında menfaatini gözetecek biçimde herhangi bir araştırma ve tesbitte bulunulmaksızın ikinc...