10 gün içinde düzenlenmesi gereken faturanın düzenlenmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilemiyeceği hk.
Danıştay 3. Daire E. 1999/238 K. 2000/1616 T. 26.4.2000 FATURA DÜZENLEME SÜRESİ ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI 10 GÜN İÇİNDE DÜZENLENMESİ GEREKEN FATURANIN DÜZENLENMEMESİ HALİNDE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI KESİLEMİYECEĞİ HK. 213/md. 231 , 353 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Müteahhitlik yapan davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla 27.3.1997 tarihinde sattığı daire için 10 günlük kanuni süre içinde fatura düzenlemediğinin tespit edildiğinden bahisle adına kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı; vergi inceleme raporuna ekli ve davacı nezdinde düzenlenen 10.6.1997 tarihli tutanak ile alıcı .... nezdinde düzenlenen 7.5.1997 tarihli tutanakların incelenmesinden, davacı tarafından sözkonusu dairenin 27.3.1997 tarihinde tapu sicil kaydı yaptırılarak 5.500.000.000.- liraya satıldığının ve alıcı ile satıcı arasında herhangi bir sözleşme düzenlenmediğinin anlaşıldığı, bu durumda satışın ve tapu tescil işlemlerinin yapıldığı 27.3.1997 tarihi aynı zamanda sözkonusu dairenin teslim tarihi de olduğundan, bu tarihten itibaren azami 10 günlük yasal sürede fatura düzenlenmemesi nedeniyle Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle reddederek dava konusu özel usulsüzlük cezasını onayan .... Vergi Mahkemesinin 3.11.1997 gün ve E: 1997/315, K: 1997/514 sayılı kararının; alıcı ile aralarında yaptıkları 25.3.1997 tarihli sözleşme uyarınca dairenin sözleşmede belirtilen eksiklikleri tamamlandıktan sonra en geç 30.5.1997 tarihinde alıcıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, olayda inceleme elemanı tarafından kendilerine 10.6.1997 tarihinde fatura düzenlettirildiğinden ortada 10 günlük süreden sonra fatura düzenlenmesi durumunun mevcut olmadığı, önemli olanın dairenin satış tarihi değil teslim tarihi olduğu ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı: .... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Vergi Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353. maddesinin değişik 1. bendinde; verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri dü...