Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/508 · K. 2022/48
Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/508 K. 2022/48

E. 2021/508K. 2022/4826 Ocak 2022
itirazın iptaligörevli mahkemeadi ortaklıkiptal davasıçekişmesiz yargı işitazminatlimited şirketborca itirazyetkili mahkemebaşvurunun reddigeçici vergihaksız fiilicra takibisebepsiz zenginleşmetakibin durdurulması
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Selçuk İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu vekili tarafından verilen borca itiraz dilekçesinde hiçbir gerekçe öne sürmediğini, ekte sunulan sözleşme uyarınca davalı şirketle adi ortaklık kurulacağı vaadiyle, davacı müvekkil tarafından davalı şirkete 2016-2017 tarihlerinde banka havalesi ile toplam 459.650,00 TL gönderildiğini, davalı tarafın ödeme emrine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın davacı müvekkilinden yüklü bir para aldığı açık olduğunu, bu paranın ortaklık kurmak amaçlı olarak davalıya verildiğini, ortada bir sözleşme...

Karar Metni

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/749 Esas KARAR NO : 2022/139

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/11/2021 KARAR TARİHİ : 16/02/2022

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Selçuk İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu vekili tarafından verilen borca itiraz dilekçesinde hiçbir gerekçe öne sürmediğini, ekte sunulan sözleşme uyarınca davalı şirketle adi ortaklık kurulacağı vaadiyle, davacı müvekkil tarafından davalı şirkete 2016-2017 tarihlerinde banka havalesi ile toplam 459.650,00 TL gönderildiğini, davalı tarafın ödeme emrine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafın davacı müvekkilinden yüklü bir para aldığı açık olduğunu, bu paranın ortaklık kurmak amaçlı olarak davalıya verildiğini, ortada bir sözleşme bulunmakta olup davalının bu sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, ayrıca TTK. 18. maddesinde tacir olmanın yükümlülüklerinin düzenlendiği, davalı tarafın ticaret şirketi olup tacir sıfatına sahip olduğunu, davalı limited şirketin kendi üzerine düşen borcu ödemediğini ve borçlu olduğu icra dosyasında kötüniyetli olarak borca itirazda bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulüne, Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, alacağımıza ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi yürütülmesine, davalı borçlunun takip konusu alacağın % 20sinden az olmamak hakkında icra inkâr tazminatına, kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK hükümlerine uygun hazırlanmamış olup, HMK madde 119/f gereği iddialar ile delilleri arasında irtibat kurulmadığını, bu nedenlerle söz konusu dava dilekçesinin usulden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının bu davayı açma hakkı olduğu düşünülse de, davanın zamanaşımına uğradığını, olayın haksız fiil olduğunu, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir adi ortaklık sözleşmesi olduğunu, bu nedenle davacının, dava dilekçesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi Limited şirket pay devir vaadi sözleşmesi şeklinde tanımlamasının hatalı olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete gönderildiği iddia edilen tutarların, şirkete ortak olmak için gönderilmesinin TTK kapsamında mümkün olmadığını, davacının, davalı şirkete hissedar olmasının ancak davalı şirket ortaklarından hisse devir alması ile mümkün olduğunu, davalı şirketin, davacıya hiçbir borcu olmad...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 119

Dava dilekçesinin içeriği

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 20

Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4

1. Genel olarak

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 177

(Değişik 30/12/1980-2365/26 md.)

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/743 · K. 2022/138

16 Şubat 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/749 · K. 2022/139

16 Şubat 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/384 · K. 2022/586

4 Temmuz 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/468 · K. 2022/681

28 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/362 · K. 2022/554

22 Haziran 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2021/548 · K. 2022/379

13 Mayıs 2022