Repo gelirlerinin, hazine bonosu faizlerine benzetilerek vergilendirilemeyeceği ya da ticari kazançtan indirilemeyeceği hk.
Danıştay 3. Daire E. 1997/3263 K. 1998/3494 T. 13.10.1998 REPO GELİRLERİ VE HAZİNE BONOSU FAİZLERİ REPO GELİRLERİNİN, HAZİNE BONOSU FAİZLERİNE BENZETİLEREK VERGİLENDİRİLEMEYECEĞİ YA DA TİCARİ KAZANÇTAN İNDİRİLEMEYECEĞİ HK. 193/md. 39 , 40 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Kollektif şirket adına 1992 yılında yapılan repo işlemleri nedeniyle şirket ortağı olan davacı tarafından elde edilen gelirin ticari kazançtan indirilmesi gerektiği belirtilerek ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve geçici gelir vergisine karşı açılan davayı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun olay tarihinde yürürlükte olan mükerrer 39. maddesinde; ticari faaliyete bağlı olarak elde edilen devlet tahvili ve hazine bonosu faizlerinin ticari kazançtan indirileceğinin öngörüldüğü, reponun, işletme açısından devlet tahvili ve hazine bonosunun belirli bir süre sonra daha önce belirlenen fiyattan geri satın alma kaydıyla satılması işlemi olarak tanımlanabileceği, bu işlem sonucu bankalar ve finans kurumlarının satın aldıkları devlet tahvili ve hazine bonolarının alım ve satımından sağladıkları artı fark faiz olarak kabul edildiğine göre devlet tahvili ve hazine bonosu satın alan banka veya finans kurumunun, aynı koşullarla üçüncü kişilere yaptığı repo işleminden bu kişilerin elde ettikleri artı değerin de faiz olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından anılan dönemde yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde ticari kazançtan indirilmesi gerektiği gerekçesiyle kabul ederek tahakkuk ettirilen gelir ve geçici gelir vergisini terkin eden ... Vergi Mahkemesinin 10.4.1997 günlü ve E: 1993/441, K: 1997/265 sayılı kararının; repo işleminden elde edilen artı değerin faiz değil ticari kazanç niteliği taşıdığı, yapılan tahakkuk işleminde kanuna aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun davalı idare temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : ..... Düşüncesi : Devlet tahvili ve hazine bonosunun repo edilmek suretiyle üçüncü kişiler tarafından elde edilen getiri devlet tahvili ve hazine bonosu faizi olarak nitelendirilemeyeceğinden Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi de söz konusu olamayacağı açık bulunduğundan aksi yönde verilen mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür. Savcı : ........ Düşüncesi : Yükümlünün, ortağı olduğu ... Ecza Deposu Kollektif Şirketi'nin 1992 yılında yaptığı repo işlemleri nedeniyle, GVK.nun mükerrer 39. maddesinin 2 numaralı bendinde sözü edilen "Devlet tahvili ve hazine bonosu faizleri" niteliğini taşıdığı, dolayısıyla kollektif şirketin ticari faaliyetine bağlı olarak elde ettiği kazançtan payına düşen bir gelirin bu madde uyarınca ticari kazancın ...