Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 01/08/1996 tarihinde müvekkili şirkette satış temsilcisi olarak işe başladığını, 12/05/2010 tarihinde emekliğe hak kazandığı ve çalışmayacağı gerekçesi ile iş akdini fesh ettiğini, daha sonra şirkette yönetici olup istifa eden ...... ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirket kurdukları hususunda bilgi aldıklarını, yaptıkları araştırmada davalının......... ni kurduğunu öğrendiklerini, davalının borçlarından bir tanesinin sadakat borcu olup, ....... kurmasının ve ortağı olmasının yasa ve sözleşme ile öngörülen sadakat ve rekabet etmeme yükümlüğüne ayrılık teşkil ettiğini, davalının bu eylemi ile müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili şirkete ait bir kısım ürünleri dava dışı ... şirketine yaptırarak piyasaya sürdüğünün...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1380 Esas KARAR NO : 2018/520 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 29/09/2010 KARAR TARİHİ : 22/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 01/08/1996 tarihinde müvekkili şirkette satış temsilcisi olarak işe başladığını, 12/05/2010 tarihinde emekliğe hak kazandığı ve çalışmayacağı gerekçesi ile iş akdini fesh ettiğini, daha sonra şirkette yönetici olup istifa eden ...... ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirket kurdukları hususunda bilgi aldıklarını, yaptıkları araştırmada davalının......... ni kurduğunu öğrendiklerini, davalının borçlarından bir tanesinin sadakat borcu olup, ....... kurmasının ve ortağı olmasının yasa ve sözleşme ile öngörülen sadakat ve rekabet etmeme yükümlüğüne ayrılık teşkil ettiğini, davalının bu eylemi ile müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili şirkete ait bir kısım ürünleri dava dışı ... şirketine yaptırarak piyasaya sürdüğünün tespit edildiğini, bu ürünlerinin müvekkili şirketin ürünlerinin nitelik ve bileşimleri ile aynı olduğunu, bu şekilde davalının rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek müvekkili şirkete karşı haksız rekabet ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabette bulunması dolayısıyla müvekkili şirketin zarara uğradığını belirterek 1.000,00 TL tazminatın 07/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak yapılan sözleşmenin 1996 tarihinde imzalandığını, müvekkilinin emeklilik hakkını kazanması sonucu sözleşmenin sona erdiğini, rekabet yasağına ilişkin hükümlerin geçerli olmadığını, zira yasak koyulabilmesi için müeyyidesinin de gösterilmesi gerektiğini, ayrıca coğrafi bölge ve makul sure ile de sınırlandırılması gerektiğini, sözleşmenin bu şartları taşımadığını, müvekkilinin sözleşmenin onuncu maddesindeki rekabet hükümlerine aykırı hareket etmediğini, davacının, müvekkilinin sahip olduğu bilgilerin ticari sır olduğunu somut deliller ile ispatlaması gerektiğini, bahsi geçen ürünlerde iltibas olmadığını, ürünlerin tescilli olmadığını, ....bir içeriğe sahip olup bir çok firma tarafından üretilerek satışa arz edilebileceğini, sözleşmenin rekabet yasağı içeren hükümlerinin hakkaniyet ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, , iş sözleşmesi bünyesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat istemine yönelik davadır. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 19/11/2015 tarihinde ....... esas ...... sayılı kararıyla , "taraflar arasında 1996 tarihli iş sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 11. Maddesinde sözleşme süresince ve sözleşmenin feshinden itibaren iki yıl süre ile davalı işçiye kendi veya başkaları adına davacı...