Davacının 2007 yılı sicil ve başarı değerlemesi raporunun (b) düzeyinde değerlendirildiğini şubat ayı bordrosunda maaşındaki düşüşü fark etmesi üzerine idareye yaptığı 22.2.2008 tarihli başvurusuyla öğrendiği ve davalı idarece de bunun aksinin ortaya konulmadığı dikkate alındığında; davacı başvurusuna verilen 3.3.2008 tarihli yanıt üzerine 4.4.2008 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, ocak 2007 maaşıyla sicilinin (b) düzeyinde düzenlendiğini öğrendiği gerekçesiyle davayı süre aşımı yönünden reddeden idare mahkemesi kararında hukuksal isabet bulunmaması hakkında.
2. Daire 2009/889 E. , 2009/3221 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2009/889 Karar No: 2009/3221 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...'ı temsilen … - Sen Vekili : … Karşı Taraf: PTT Genel Müdürlüğü / ANKARA Vekili: … İsteğin Özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Cevabın Özeti: Temyiz istemin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi:Davacının, Şubat ayı bordrosunu aldığında maaşının düştüğünü görmesi üzerine 22.2.2008 tarihinde idareye yapmış olduğu başvuruya verilen 3.3.2008 tarihli cevabi yazı ile 2007 yılı sicilinin (B) düzeyinde verildiğini öğrendiği ve bunun aksinin ortaya konulamadığı dikkate alındığında; başvurusunun reddi yolunda idarece verilen yanıt üzerine 4.4.2008 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davacının sicil-başarı notunun (B) düzeyinde düzenlendiğini her yılın Ocak ayı maaşını aldığında başarı hanesinde değişen oranlarda tazminat ödendiği ve bu oranların bordroda yer alması nedeniyle öğrendiği gerekçesiyle davayı süre aşımı yönünden reddeden İdare Mahkemesi kararında yasal isabet görülmemekte olup, bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Davacının 2007 yılı sicilinin (B) olarak düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davayı süre aşımı yönünden reddeden İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istemidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde , idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı ve dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu öngörülmüştür. İdari davalarda, dava açma süresi başlangıcının dava konusu edilecek işlemin yazılı bildirimi ile başlayacağı esas olmakla birlikte; uygulamada, bazen idari işlemin yazılı bildiriminin yapılamaması durumunda ilgililerin, menfaatlerini ihlal eden işlemlerden bir şekilde haberdar olduklarını gösterdikleri tarihin, idarece aksi ispat edilmedikçe yazılı bildirim tarihi olarak kabulü suretiyle dava açma süresinin başlangıcına esas alınacağı yerleşmiş içtihatlardandır. Olayda, dava konusu sicilin davacıya tebliğ edilmediği bu konuda davalı idarenin de sicilin tebliğine dair herhangi bir belgede ibraz etmediği anlaşılmakla davacının itiraz ettiği (22.2.2008) tarihin öğrenme tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren 60 gün içinde (4.4.2008) tarihinde açılan davanın süresinde açılmış bir dava olduğu sonucuna varıldığından davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce işin gereği ...