Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2017/322 K. 2019/323

E. 2017/322K. 2019/32319 Temmuz 2019
haksız rekabettazminatmarka hakkımanevi tazminatbilirkişi raporuticari faaliyetmaddi tazminatmaddi ve manevi tazminatdelil tespititazminat davasıtedbir kararıistinaf yoludava açma süresiihtiyati tedbirhak düşürücü süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

DAVA :Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, alan adlarının terkini, maddi-manevi tazminat DAVA TARİHİ : 03/06/2016 KARAR TARİHİ : 09/07/2019 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, alan adlarının terkini, maddi-manevi tazminat talepli davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1964 yılında ... tarafından tekstil sektörü ile ticari hayatına başladığını, 1993 yılından itibaren inşaat sektörünü faaliyetine ekleyerek birçok inşaat taahhüdünü gerçekleştirdiğini, halen inşaat sektöründe faaliyetine devam ettiğini, inşaat sektöründe bitirdiği projelerle tanınmışlığa ulaştığını, inşaat hizmetlerinde ... markasını bilinir hale getirdiğini ayrıca emlak, mühendislik, nakliye ve taşımacılık alanlarında da...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/318 KARAR NO : 2019/303 DAVA :Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, alan adlarının terkini, maddi-manevi tazminat DAVA TARİHİ : 03/06/2016 KARAR TARİHİ : 09/07/2019

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, alan adlarının terkini, maddi-manevi tazminat talepli davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1964 yılında ... tarafından tekstil sektörü ile ticari hayatına başladığını, 1993 yılından itibaren inşaat sektörünü faaliyetine ekleyerek birçok inşaat taahhüdünü gerçekleştirdiğini, halen inşaat sektöründe faaliyetine devam ettiğini, inşaat sektöründe bitirdiği projelerle tanınmışlığa ulaştığını, inşaat hizmetlerinde ... markasını bilinir hale getirdiğini ayrıca emlak, mühendislik, nakliye ve taşımacılık alanlarında da ticari faaliyet gösterdiğini, ayrıca müvekkili şirketin 2004 yılından itibaren inşaat hizmetlerine ilişkin 37.sınıfta tescilli ..., ...+Şekil, ... +Şekil, ... YAPI+Şekil markalarının sahibi olduğunu, söz konusu marka ile kendine pazarda sağlam bir yer edindiğini, markayı inşaat hizmetlerinde, işyerlerinde, pano, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, davalı şirketin halen devam eden ..., ...,... projeler ile tamamlanmış olan ..., ..., ..., ... ve ..." isimli inşaat projelerinde kendilerinin hak sahibi olduğu ..." markasını müvekkilin izni olmadan inşaat hizmetlerinde markasal olarak kullandığını, davalının ticaret unvanının ... A.Ş. olmasına rağmen ... Ticaret Odası firma bilgilerine göre, şirketin iş konuları arasında inşaat hizmetlerinin bulunmadığını, davalının Holding bünyesinde inşaat hizmetlerini "... " adıyla yapmasına rağmen, inşaat hizmetlerinde tek başına, markasal ve asli unsur olarlak müvekkil şirketin hak sahibi olduğu ... ibaresini kullandığını, müvekkilinin tescilli markasının veya markasının unsurlarının tamamının ya da bir kısmının, müvekkilinin iş kolu olan inşaat hizmetlerinde kullanılmasının karıştırılma ihtimali yaratacağını, davaya konu "..." markasının ilgili ortalama tüketicinin, markayı esas unsur olan "..." ibaresi ile algıladığını, davalının marka hakkına tecavüz eder nitelikte haksız kullanımları nedeniye müvekkilinin işletmesel yönden davalı holding ile karıştırldığını, markasının karşı tarafça inşaat hizmetlerinde kullanılması nedeni ile ticari olarak zarar gördüğünü, markanın müvekkilinin izni olmadan kullanılmasının ve bundan kâr elde edilmesinin hukuka uygun olmadığını, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, müvekkilinin tescilli markalarının esas unsurunun "..." olduğunu, davalı şirket yetkililerinin soyadının ... olmasının öneminin olmadığını, davalının kullandığı ..., ..., ... alan adlarının, ticaret unvanına uygun olmadığını, bu alan adlarının kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı...