Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili mahkememize verdiği 19/09/2014 havale tarihli dilekçesinde özetle; Davacı vekili 09/04/2012 tarihli dilekçesi ile davacının babasının sigorta poliçesi ile davalı şirkete sigortalandığını ve ölümü halinde sigortadan sahip olunan teminatların ödeneceği kişi olarak da davacıyı gösterdiğini, sigortalının 04/07/2008 tarihinde vefat ettiğini, babasının davalı şirkete sigortalı olduğunu davacının 2010 yılı Nisan ayında öğrenebildiğini 20/08/2010 tarihinde davalı şirkete poliçeden doğan alacakların ödenmesi istemi ile başvuruda bulunduğunu, davalı şirket tarafından toplam 4.078,46 TL nin ödendiğini, davacının babasının ödediği toplam primden %37 kesinti yapılarak 700 TL üzerinden ödeme yapıldığını, ayrıca davacının babasının, sigortalılıkta 3 yılının doldurduğu halde 4....
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/283 Esas KARAR NO:2021/822
DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:09/04/2012 KARAR TARİHİ:08/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili mahkememize verdiği 19/09/2014 havale tarihli dilekçesinde özetle; Davacı vekili 09/04/2012 tarihli dilekçesi ile davacının babasının sigorta poliçesi ile davalı şirkete sigortalandığını ve ölümü halinde sigortadan sahip olunan teminatların ödeneceği kişi olarak da davacıyı gösterdiğini, sigortalının 04/07/2008 tarihinde vefat ettiğini, babasının davalı şirkete sigortalı olduğunu davacının 2010 yılı Nisan ayında öğrenebildiğini 20/08/2010 tarihinde davalı şirkete poliçeden doğan alacakların ödenmesi istemi ile başvuruda bulunduğunu, davalı şirket tarafından toplam 4.078,46 TL nin ödendiğini, davacının babasının ödediği toplam primden %37 kesinti yapılarak 700 TL üzerinden ödeme yapıldığını, ayrıca davacının babasının, sigortalılıkta 3 yılının doldurduğu halde 4. Yıl poliçesinde belirtilen 4.910 TL vefat teminatının da usul ve yasaya aykırı şekilde davacıya ödenmediği belirtilerek vefat teminatının 04/07/2008 tarihinden, eksik ödenen birikim ve kar payının ise, 01/01/2000 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili mahkememize verdiği dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklanması nedeni ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, davalı şirket ile davacı murisi arasında 01/01/2000 başlangıç ve 01/01/2012 bitiş tarihli hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini ilk 3 yıl piriminin süresi içersinde ödendiğini, 2004 yılı priminin ödenmemesi nedeni ile ihtar mektubu gönderilerek poliçenin 26/06/2004 tarihinde tenzile alındığını, vefat tarihi itibari ile sigorta poliçesinin 700.86 TL birikime ulaştığını ve 3.377,60 TL kar payı hesaplandığını ve davacıya toplam 4.078,46 TL ödeme yapıldığını ödenen primlerden yapılan kesinti ve masrafların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, hayat sigortası kapsamında vefat tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 21/11/2014 tarihinde alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Müteveffa sigortalı lehtarı davacıya ödenen kapital tutarının yerinde olduğu, prim borcu ödenmemesi nedeninden poliçenin tenzil statüsüne düştüğü ve dolayısıyla davalı sigortacının vefat teminat riziko yükümü de sonlandığı, ancak poliçe tenzil ihtarının belgelenmemesi halinde davalı sigortacının davacı lehtara 4.910 TL vefat tazminatı ödenmesi gerekeceği mütalaa edildiği anlaşıldı. 07/11/2016 tarihinde alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davalı Sigorta şirketi tarafından yapılan kesintilerin ve ödeme tutarının Hazine Müsteşarlığı tarifesine uygun olduğu, sayın Mahkemece vefat tazmin...