DAVA : Menfi Tespit (Usulsüz Kaçak Tespit Tutanağına Dayalı) DAVA TARİHİ : 14/03/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2022 Mahkememizde görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı ... adına ... isimli şahıs tarafından verilen dava dilekçesi ile talep açıklama dilekçelerinde, ... tarafından tekstil atölyesi olarak işletilen "... Mahallesi No: .../İSTANBUL" adresindeki ... abonelik numarası ile kullanılan sayaçta kaçak olduğundan bahisle 201.341,90 TL kaçak kullanım faturası düzenlenerek elektrik kesilmişse de yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek 109.652,04 TL borç ve 92.730,10 TL ek kaçak faturaları nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını tespitine, elektrik enerjisinin tedbiren açılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, usulsuz düzenlendiği iddia olunan kaçak...
T.C. İSTANBUL 14. SLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/169 Esas KARAR NO : 2022/214 DAVA : Menfi Tespit (Usulsüz Kaçak Tespit Tutanağına Dayalı) DAVA TARİHİ : 14/03/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2022
Mahkememizde görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı ... adına ... isimli şahıs tarafından verilen dava dilekçesi ile talep açıklama dilekçelerinde, ... tarafından tekstil atölyesi olarak işletilen "... Mahallesi No: .../İSTANBUL" adresindeki ... abonelik numarası ile kullanılan sayaçta kaçak olduğundan bahisle 201.341,90 TL kaçak kullanım faturası düzenlenerek elektrik kesilmişse de yapılan işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek 109.652,04 TL borç ve 92.730,10 TL ek kaçak faturaları nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını tespitine, elektrik enerjisinin tedbiren açılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuksal niteliği itibariyle, usulsuz düzenlendiği iddia olunan kaçak tespit tutanağına göre düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın ... adına ... isimli şahıs tarafından açıldığı, ilk dava dilekçesinin de sonuç kısmında "Bilirkişi ... " olarak imzasının olduğu görülmektedir. Dava ehliyeti bulunmayan kişiler, taraf oldukları davalarda kanuni temsilcilerince temsil edilirler ve bu kişiler adına kanuni temsilcisi tarafından dava açılır. Ancak, dava ehliyeti olmayan bir kişi davayı kendisi açmış ise, hakim davacının dava ehliyetinin bulunmadığını resen gözetmek zorundadır. Bunun için davalının itiraz etmesi de gerekli değildir. Bir davada tarafların temsili kanuni temsil ve iradi temsil olmak üzere iki şekilde olur. Kanuni temsil, dava ehliyeti olmayanların davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilmesidir. İradi temsil yani davaya vekalet ise, tarafların iradelerine dayanan bir temsil şekli olup dava ehliyeti olan kişi, davasını kendisi açıp takip edebileceği gibi, HMKnın 71. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/3. maddesi uyarınca atadığı bir vekil ya da temsilci aracılığı ile de açıp takip edebilir. Avukatlık Kanunu'nun 35/1. maddesi hükmü ile yalnızca avukatların yapabileceği işler anlatılmıştır. Buna göre, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. Avukatlardan başka kişiler, Borçlar Kanununa göre vekil tayin edilebilirse de vekaletnamelerinde dava açmak ve takip etmek için açık bir yetki bulunsa bile vekil sıfatıyla dava açamazlar ve takip edemezler. Davada vekil olamayacak bu kişilerin davaya vekalet ehliyeti yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.1972 gün ve 1967/2-806 E. 1972/195 K. sayılı, 09.09.1964 gün ve 244/D-6 E. 1964/542 K sayılı ve kararlarında da aynı görüş benimsenmiştir. Bir başka söyleyişle, baro levhası...