Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ilk kez 1973 yılında ve son olarak da 2012 yılında "Gıda-Kozmetik Kanalı Bayilik Sözleşmesi" imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 1. maddesi ile sözleşmenin "tek elden satın alma sözleşmesi" olarak nitelendirilmişse de aslında içeriği bakımından bir "alt tek satıcılık sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, davalı şirket tarafından dağıtımı üstlenilen ürünlerin ... illerinde yeniden satımını gerçekleştirmek yükümlülüğü altına girdiğini, sözleşmeye göre müvekkili şirketin aldığı ürünleri sadece davalı şirketten alma zorunluluğu bulunduğunu, ayrıca davalı şirketin de sözleşme ile belirlenen bölgede ve yine sözleşme ile belirlenen ürünlerin, müvekkili şirketten başka birine...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2013/357 KARAR NO:2021/798
DAVA :TAZMİNAT DAVA TARİH:02/12/2013 KARAR TARİHİ:11/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ilk kez 1973 yılında ve son olarak da 2012 yılında "Gıda-Kozmetik Kanalı Bayilik Sözleşmesi" imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 1. maddesi ile sözleşmenin "tek elden satın alma sözleşmesi" olarak nitelendirilmişse de aslında içeriği bakımından bir "alt tek satıcılık sözleşmesi" niteliğinde olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, davalı şirket tarafından dağıtımı üstlenilen ürünlerin ... illerinde yeniden satımını gerçekleştirmek yükümlülüğü altına girdiğini, sözleşmeye göre müvekkili şirketin aldığı ürünleri sadece davalı şirketten alma zorunluluğu bulunduğunu, ayrıca davalı şirketin de sözleşme ile belirlenen bölgede ve yine sözleşme ile belirlenen ürünlerin, müvekkili şirketten başka birine satışını yapmadığını, yani davalı şirketin bu ürünlerin sözleşme ile belirlenen bölgede satışını yapabileceğini veya başkasına yaptırabileceğini, ancak bunu gerçekleştiremediğini, müvekkili şirketin buna rağmen kendi çabalarıyla davalı şirkete oldukça büyük bir müşteri portföyü kazandırdığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin yaklaşık 39 yıl varlığını koruduğunu ve parasal yönden son derece büyük cirolara ulaştığını, müvekkili şirket tarafından 2000'in üzerinde farklı noktaya satış yapıldığını, 2001 yılında cironun yaklaşık 2.000.000,00-TL iken, 2012 yılında 20.000.000,00-TL olduğunu, ticari ilişkide güvenin söz konusu olduğunu, bu doğrultuda tüm mutabakatların aylık olarak yapıldığını, davalı tarafından istenen tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak ibraz edildiğini, fonlar ve karşılıkların davalı şirket tarafından belirlenen esaslara uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının davalı şirket yetkililerince kontrol edildiğini, hak edişlerin davalı şirket tarafınca yayınlandığını ve aylık mutabakat sonlarında faturaların kesildiğini, ... otomasyon sisteminin sayımlarda uyum içinde olduğunu, müvekkili şirketin oluşturduğu portföyden, davalı şirketin sözleşme feshinden sonra da menfaat sağladığını, ürünlerin satışında 2011 Mayıs ve 2012 Mayıs ayları bölge ve ... cirolarına bakıldığında, Türkiye çapında davalı şirketin %5 küçülmüş görüldüğünü, ancak müvekkili şirketin her yıl ciroyu arttırdığını, müvekkili şirketin bu başarılara imza atarken bu anlaşmaya ilişkin pek çok yatırım yaptığını, müvekkili şirketin toplam iş hacminin %25'ini davalı şirket ile arasındaki sözleşmeden yaptığı satışların oluşturduğunu, dolayısıyla yapılan haksız fesihten ötürü müvekkili şirketin oldukça güç duruma düştüğünü, davalı şirketin Aralık 2012 başında haksız olarak ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözlü olarak sözleşmeye devam etmeyeceğini açıkladığını, müvekkili şirketin bu tür fesih bildiriminin geçerliliği olmadığını ...