Özeti : idare mahkemesince, esas itibariyle adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere kurulan adli tıp genel kurulu nezdinde, davacılar yakının tedavisinin tıbbi kurallara uygun olarak yapılıp yapılmadığını irdeleyecek şekilde bir inceleme yaptırılması, bunun sonucunda olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının yeniden belirlenmesi gerekirken, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.
Danıştay 15.Daire E.2013/4509 K.2015/1398 T. 11/03/2015 SAĞLIK HİZMETLERİ TAM YARGI DAVALARI TIBBİ UYGULAMA HATASI (MALPRAKTİS) ÖZETİ : İDARE MAHKEMESİNCE, ESAS İTİBARİYLE ADALET İŞLERİNDE BİLİRKİŞİLİK GÖREVİ YAPMAK ÜZERE KURULAN ADLİ TIP GENEL KURULU NEZDİNDE, DAVACILAR YAKININ TEDAVİSİNİN TIBBİ KURALLARA UYGUN OLARAK YAPILIP YAPILMADIĞINI İRDELEYECEK ŞEKİLDE BİR İNCELEME YAPTIRILMASI, BUNUN SONUCUNDA OLAYDA DAVALI İDARENİN HİZMET KUSURU BULUNUP BULUNMADIĞININ YENİDEN BELİRLENMESİ GEREKİRKEN, UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜ İÇİN YETERLİ OLMAYAN BİLİRKİŞİ RAPORUNA DAYALI OLARAK EKSİK İNCELEME SONUCU VERİLEN KARARDA HUKUKA UYGUNLUK BULUNMADIĞI HAKKINDA. İstemin Özeti :Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nin 31/05/2012 tarih ve E:2006/1892; K:2012/1062 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : .............. Düşüncesi :Bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümünde yeterli olmaması nedeniyle, eksik incelemeye dayalı olarak verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava, davacılardan ...'ın Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde gördüğü tedavi sonrası vücudunun alt ekstremte fonksiyonların zarar görmesi olayında davalı idarenin sunduğu sağlık hizmetini kusurlu işlettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık toplam 300.000-TL maddi ve 130.000-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nce; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle, uygulanan teşhis ve tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğu, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı dolayısıyla, davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin karşılanmasına hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Anayasa?nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. İdare hukuku ilkeleri ve Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı hallerde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bünyesinde risk taşıyan h...