Sağlıklı ve düzenli şehirleşmenin sağlanması bakımından, yapının inşa edildiği tarihte yürürlükte bulunan plana ve ruhsata uygun olarak inşa edilse dahi, bu planın hukuka ve mevzuata uygun olmadığı tespit edilerek yargı merciince iptaline karar verilmesi durumunda kazanılmış hakkın varlığından söz edilemeyeceği, ancak; yıkım işlemi tesis edilmeden önce, hukuka aykırı bir şekilde plan oluşturan ve bu plana göre ruhsat veren idarenin kusurlu davranışı nedeniyle iyi niyetli kişilere, yıkıma konu taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği hakkında.
14. Daire 2011/14794 E. , 2013/1444 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONDÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2011/14794 Karar No : 2013/1444 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacılar) : 1- … Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A. Ş. 2- … Endüstrisi ve Ticaret A. Ş. Vekilleri : Av. … Karşı Taraf (Davalı) : … Belediye Başkanlığı - … Vekili : Av. … Davalı Yanında Katılanlar : 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … Vekili : Av… İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:..., K:… sayılı kararının; davacı vekili tarafından usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Yargı yerince iptal edilen plana dayalı olarak verilmiş olan inşaat ruhsatının idarece iptal edilmesi veya söz konusu ruhsatla ilgili olarak açılmış bir davanın mevcut olması halinde her ne kadar ruhsat işlemi tesis edildiği tarihde plana uygun ise de hukuka aykırılığı saptanan plana ilişkin olarak verilen iptal kararı nedeniyle imar planı tesis tarihi itibariyle yürürlükten kalkacağından inşaat ruhsatının da hukuki dayanağı kalmayacağı ve iptali gerekeceği gibi, ruhsatsız konuma düşen yapının da yıkılması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda kazanılmış hakkın varlığı söz konusu olmamakla birlikte, açık hata, ilgilinin hilesi veya kusuru ile tesis edilmemiş olması kaydıyla hukuka aykırı olan bu işlemlerin yürürlüklerini sürdürdükleri zaman içerisinde ilgili kişiler bakımından geçmişe dönük olarak sağladıkları sübjektif hakların parasal olarak karşılığının idarece tazmini, bir başka deyişle, kişilerin bu işlemler sebebiyle uğradıkları zararlarının hizmet kusurunun varlığından bahisle açacakları tam yargı davasına konu etmeleri mümkün olduğu bu nedenle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, işin gereği görüşüldü: Dava; … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan … Blokların ruhsatsız duruma düştüğünden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunun'un 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin 10.12.2009 günlü, … sayılı … Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince; işleme konu yapılara ait yapı ruhsatı ve dayanağı imar planlarının … İdare Mahkemesince iptal edilmesi ve anılan kararların Danıştayca onanarak kesinleşmesi karşısında anılan yargı kararları gereğince tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Anayasa'nın ''Mülkiyet Hakkı'' başlıklı 35. maddesinde; ''Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.'' ''Milletlerarası Andlaşmaları Uygun Bulma'' başlıklı 90. maddesinin 5. fıkrasında ise; ''Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile A...