DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Banka Genel Kredi Sözleşmesine Kefaletten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Banka Genel Kredi Sözleşmesine Kefaletten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf dava dilekçesi ile özetle; adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine İzmir 14. İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlatıldığını, kefalet sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak sorumlu olduğu azami sürenin yazılmadığını, bu sebeple müvekkilinin her daim icra tehdidi altında bulunacağını, böyle bir durumun hukuk zemininde kabulü olmamakla birlikte Yargıtay kararlarında da azami sürenin belirlenmemesi halinde söz konusu kefaletin geçersiz olacağını, TBK 583....
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/277 KARAR NO : 2022/357
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Banka Genel Kredi Sözleşmesine Kefaletten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2022 KARAR TARİHİ : 15/04/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Banka Genel Kredi Sözleşmesine Kefaletten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf dava dilekçesi ile özetle; adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine İzmir 14. İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra takibi başlatıldığını, kefalet sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak sorumlu olduğu azami sürenin yazılmadığını, bu sebeple müvekkilinin her daim icra tehdidi altında bulunacağını, böyle bir durumun hukuk zemininde kabulü olmamakla birlikte Yargıtay kararlarında da azami sürenin belirlenmemesi halinde söz konusu kefaletin geçersiz olacağını, TBK 583. maddesi uyarınca kefilin sözleşme ile yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısı ile yazmasının şart olduğunu, ancak somut olayda görüleceği üzere müvekkilinin kendi el yazısı ile kefil olduğunu, sözleşme ile tarafına atfedilen tüm sorumlulukları kabul ettiğine ilişkin kendi el yazısı ile herhangi bir beyanının bulunmadığını, işbu sebeple de söz konusu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkili her ne kadar 22.03.2011 tarihli kefalet sözleşmesi için asıl borçluya kefil olmuş olsa da eşlerin kefalet sözleşmesi yapma bakımından özgür oldukları bu dönemin 01.07.2012 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesi ile sona erdiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile kefalet kurumuna esaslı değişiklikler getirildiğini; evli kişilerin kefalet ehliyetinde sınırlamaya gidildiğini, söz konusu düzenleme ile evli bir kişinin kefil olabilmesinin, diğer eşin yazılı rızasına bağlandığını, müvekkilinin kefil olduğu kredinin asıl borçlu ... tarafından ödendiğini, müvekkili aleyhine icra takibi başlatılan ve maaş haczi uygulanan ve işbu davanın konusu olan söz konusu kredinin ise ... tarafından 03.06.2015 tarihinde ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi üzerinden alınan krediye dayandığını, müvekkilinin kredinin çekildiği 03.06.2015 tarih itibariyle evli olduğunu, her ne kadar İzmir 14. İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da kredinin çekildiği tarih itibariyle 22.03.2011 tarihli kefalet sözleşmesinin, eş rızasının alınmamış olmaması sebebiyle geçersiz olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle müvekkili yönünden takip şartları gerçekleşmediğinden ve yine Sayın Mahkemenin resen dikkate alacağı sebeplere binaen; davanın kabulüne, müvekkilinin maaşından haksız surette usul ve yasaya aykırı olarak cebri icra tehdidi altında takip tarihinden itibaren kesilen ve kararın kesinleşme tarihine kadar da kesilecek olan miktarın, davalı tarafından istirdadına ve bu miktarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile b...