Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ait dünyaca ünlü ... (...) markasının iç-dış giyim, aksesuar, güneş gözlüğü, saat, çanta, bavul, cüzdan, ayakkabı, parfüm, kozmetik, kişisel bakım, ev tekstili ve birçok sektörde 1982 yılından beri kullanılan, dünyaca tanınan prestijli ve saygın bir marka olduğunu, müvekkilinin ve davalının markalarının esaslı unsurlarının ... logosu ile logo üzerinde yarım ay ve altında yatay şekilde konumlandırılmış kelime unsurları olduğunu, logoların çizimlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, her iki markanın da açıkça ... sporuna atıfta bulunduğunu, markalarda yer alan "..." kelimelerinin bu algıyı pekiştirdiğinu, bu nedenlerle markaların tüketici üzerinde bıraktıkları ilk izlenim...
T.C. İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/271 KARAR NO : 2021/16
DAVA : MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ DAVA TARİHİ : 14/02/2020 KARAR TARİHİ : 30/12/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ait dünyaca ünlü ... (...) markasının iç-dış giyim, aksesuar, güneş gözlüğü, saat, çanta, bavul, cüzdan, ayakkabı, parfüm, kozmetik, kişisel bakım, ev tekstili ve birçok sektörde 1982 yılından beri kullanılan, dünyaca tanınan prestijli ve saygın bir marka olduğunu, müvekkilinin ve davalının markalarının esaslı unsurlarının ... logosu ile logo üzerinde yarım ay ve altında yatay şekilde konumlandırılmış kelime unsurları olduğunu, logoların çizimlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, her iki markanın da açıkça ... sporuna atıfta bulunduğunu, markalarda yer alan "..." kelimelerinin bu algıyı pekiştirdiğinu, bu nedenlerle markaların tüketici üzerinde bıraktıkları ilk izlenim itibariyle karıştırılma ve/veya ilişkilendirilmelerinin kaçınılmaz olduğunu, davalının satışa sunduğu ürünlerde müvekkilinin logosunun birebir aynısını kullanmasının ve dava konusu markayı kendi web sitesi gibi çeşitli mecralarda tescilinden farklı olarak müvekkilinin markaları ile açıkça iktibas yaratacak şekilde kullanılmasının açıkça kötü niyet göstergesi olduğu hususları göz önünde bulundurularak; Davanın kabulüne davalıya ait ... ve ... tescil numaralı "..." ibareli markaların Sınai Mülkiyet Kanununa aykırı ve kötü niyetli olarak tescil edilmiş olmaları nedeniyle tescilli oldukları tüm sınıflar için hükümsüzlüklerini ve markalar sicilinden terkinini, dava konusu markalara TPMK nezdinde şerh düşülerek markaların 3. kişilere devrinin engellenmesini, dava konusu markaların devrinin engellenmesi adına ilgili tedbirlerin alınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, SMK 25/6 maddesi gereği başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin markasının tescilinde itibaren 7 yıl geçmiş olup, davacının müvekkili markasından 5 yılı aşkın süredir haberdar olduğu halde itiraz etmediğini, dava açmadığını, Sınai Mülkiyet kanununda hükümsüzlük davasını açma hakkının sınırsız sürede kullanılmasının hukuk mantığı ile bağdaşmayacağının dikkate alınarak hükümsüzlük davalarını açarken riayet edilmesi gereken süreler bakımından da yeni bir kural getirildiğini, 556 sayılı KHK'da net bir şekilde düzenlenmemiş olan 5 yıllık dava açma süresinin daha sonra Yargıtay kararları ile yerleşik içtihat haline geldiğini, SMK'nın AB Hukukunda olduğu gibi sessiz kalma yoluyla hak kaybı prensibini açıkça düzenlediğini, bu yeni düzenleme uyarınca önceki marka sahibinin, sonraki tarihli markanın kullanımından habe...