Davacı tarafından dava konusu kurul kararı ile verilen idari para cezasının iptali istemiyle kabahatler kanunu uyarınca sulh ceza mahkemesi'ne itiraz edildiği, mahkemece, davacının itiraz başvurusunun reddedildiği, bu karara yapılan itirazın da ağır ceza mahkemesinin kararı ile reddedildiği ve kararın bu tarih itibariyle kesinleştiği anlaşılmış olmakla, mevcut kesin hüküm karşısında davanın esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı hakkında.
Danıştay 13. Daire E. 2006/3943 K. 2009/1187 T. 27.1.2009 İDARİ PARA CEZASININ İPTALİ İSTEMİ KARARIN KESİNLEŞMESİ KESİN HÜKMÜN VARLIĞI DAVACI TARAFINDAN DAVA KONUSU KURUL KARARI İLE VERİLEN İDARİ PARA CEZASININ İPTALİ İSTEMİYLE KABAHATLER KANUNU UYARINCA SULH CEZA MAHKEMESİ'NE İTİRAZ EDİLDİĞİ, MAHKEMECE, DAVACININ İTİRAZ BAŞVURUSUNUN REDDEDİLDİĞİ, BU KARARA YAPILAN İTİRAZIN DA AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN KARARI İLE REDDEDİLDİĞİ VE KARARIN BU TARİH İTİBARİYLE KESİNLEŞTİĞİ ANLAŞILMIŞ OLMAKLA, MEVCUT KESİN HÜKÜM KARŞISINDA DAVANIN ESASININ İNCELENMESİ OLANAĞI BULUNMADIĞI HAKKINDA. İstemin Özeti: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiği belirtilerek, aralarında davacının da bulunduğu teşebbüslere para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu'nun 24.04.2006 tarih ve 06-29/355-87 sayılı kararının; davacı şirkete ilişkin kısımlarının iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işleme karşı adli yargıda açılan davada itiraz reddedilerek kesinleştiğinden, kesin hüküm oluştuğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi: Davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi: Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle tesis olunan Rekabet Kurulunun 24.04.2006 tarih ve 06-29/355-87 sayılı Kararının davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasında; belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu belirtilmiştir. Buna göre; doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu, keza bu amaç taşınmasa dahi rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisi doğuran yahut doğurabilme ihtimali olan anlaşmaların yasaklandığı açıktır. Bir başka ifadeyle, bu tür anlaşmaların sadece amacının rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama olması bile söz konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterli olup, bu anlaşmalar sonucunda zararlı bir sonucun doğmuş olması şart değildir. Keza, bu anlaşmalar yapılırken ve uygulanırken böyle bir amaç taşınmasa dahi rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama etkisinin doğma ihtimalinin mevcut olması bile söz konusu anlaşmaların hukuka aykırı sayılması için yeterli sayılmaktadır. Dava dosyasında mevcut belgelerin incelenmesinden; davacının da aralarında bulunduğu seramik kaplama malzemeleri ve sağlık gereçleri pazarındaki üreticilerin satım fiyatı ve şartlarının tespit edilmesi ile birlikte arz miktarının kontrolü ve pazar paylaşımı konuların...