Devlet memurları kanunu'nun 48/a-5 ve 98/b maddesi uyarınca göreve son verme işlemlerine karşı açılan davalarda; sonradan ceza mahkemelerince lehe olan kanunun uygulanması suretiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, göreve son verme işlemine karşı açılan davada kararın kesinleşmesine kadar dikkate alınacağı ve ilgilinin görevine son verilemeyeceği hakkında.
12. Daire 2010/1591 E. , 2013/439 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2010/1591 Karar No : 2013/439 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Vekili: ... Karşı Taraf (Davacı): ... Vekili: ... İstemin Özeti: ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde şef olarak görev yapmaktayken ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/1. maddesi uyarınca resmi evrakta sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen davacının, bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesi üzerine 657 sayılı Yasa'nın 48/A-5 ve 98/b maddeleri uyarınca memuriyet görevine son verilmesine ilişkin 2.2.2009 gün ve 614 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada; her ne kadar işlem tarihi itibariyle davacı hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmakta ise de, davacı tarafından lehe olan Kanun hükümlerinin uygulanması için yapılan başvuru üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... günlü Ek Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca davacı hakkındaki söz konusu mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı ve anılan maddede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade edeceğinin belirtildiği, bu durumda yukarıda belirtilen yeni hukuki gelişme karşısında davacının memuriyete engel bir suçtan mahkum olduğundan söz edilemeyeceğinden, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi: ... Düşüncesi: Ceza Hukukunun temel İlkelerinden biri olan "lehe olan kanun hükmünün uygulanması" ilkesi, belirtilen hukuk dalının niteliği gereği yargılamanın her aşamasında ve hatta hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında da uygulanmaktadır. İdare Hukuku ve İdari Yargılama Hukukunda ise Ceza Hukukundan farklı nitelikte ve bağımsız bir hukuk dalı olmasının bir sonucu olarak, farklı ilke ve uygulamaların hakim olduğu ve bunun başında idari işlemin tesis edildiği tarihteki hukuk kurallarının ve hukuki statünün esas alınması olduğu bilinmektedir. "Lehe olan kanunun uygulanması" ilkesinin idare hukukunda geçerli olduğuna dair mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte, hukuk kurallarındaki değişikliklerle kişilerin lehine bir durum oluşması halinde, söz konusu değişikliklerin yürürlüğe girdikten sonraki olaylara ve kişilere uygulanırken, daha önceki kurallara tabi olan kişilere uygulanmaması Hukuk Devleti ilkesine, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine uygun olmayacağından bu ilkenin İdare Hukukunda da geçerli olduğunun ve bu bağlamda İdare Hukuku mevzuatındaki boşluğun Ceza Hukuku mevzuatındaki kurallarla ve fakat İdare Hukukunun niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanması gerektiğinin kabulü gerekmektedir. Bu bağlamda, Memur Hukukunun başlıc...