Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek adeta bir banka gibi binlerce insandan cami, kahvehane gibi yerlerde mevduat toplanmış ve bu paralar karşılığında yüksek oranlarda faiz dağıtılacağı vaad edildiğini, davacının da davalı şirket ve çalışanları tarafından verilen bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600.-DM tutarında bir yatırım yaptığını, bu para karşılığında davacıya üzerinde ....... Holding ibaresi bulunan teslim tesellüm belgesi adlı makbuz niteliğinde bir belge verildiğini, davacının yatırdığı parayı çekmek istediğinde paranın iade edilmediğini, haksız şekilde para iadesini reddeden ....... Holding A.Ş ve davacının...
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/537 Esas KARAR NO : 2020/536
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/09/2014 KARAR TARİHİ : 07/10/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 5/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek adeta bir banka gibi binlerce insandan cami, kahvehane gibi yerlerde mevduat toplanmış ve bu paralar karşılığında yüksek oranlarda faiz dağıtılacağı vaad edildiğini, davacının da davalı şirket ve çalışanları tarafından verilen bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600.-DM tutarında bir yatırım yaptığını, bu para karşılığında davacıya üzerinde ....... Holding ibaresi bulunan teslim tesellüm belgesi adlı makbuz niteliğinde bir belge verildiğini, davacının yatırdığı parayı çekmek istediğinde paranın iade edilmediğini, haksız şekilde para iadesini reddeden ....... Holding A.Ş ve davacının doğan ve doğacak olan tüm zararlarından davalı şirket ile aynı şekilde sorumluluğu bulunan şirket yönetim kurulu başkanı ... hakkında dava açtıklarını, davanın davalı şirket adına yurt dışında yapılan para toplama faaliyetine ilişkin olup bu nedenle milletlerarası niteliği sahip olduğunu, Milletlerarası niteliğe sahip uyuşmazlıklarda Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ( MÖHÜK ) 40.maddesi uyarınca mahkememizin milletlerarası yetkisi iç hukuk kuralları yani HMK ilgili hükümleri uyarınca tespit edileceğini, davalı şirketin merkezi ile diğer davalı ...' in ikametgahının İstanbul olup mahkememizin yetki alanında bulunduğunu, davaya konu olayda davalıların davacıyı kandırarak kendisinden doğru olmayan beyanlarla para tahsil ettiklerini bu durumda açılan davanın bir yanı ile haksız fiile dayanan tazminat davası olup a MÖHUK. 34/1 maddesi uyarınca Alman Hukukunun uygulanması gerektiğini, yürütülen faaliyetler Alman kanunlarına aykırı olduğunu, Alman Kanunları uyarınca davacının kandırılması sonucu davalıların sebepsiz zenginleştiklerini, Alman Borçlar Kanununun 823/II, 831/I ve 840 ile Alman Ceza Kanunu 263.maddesi uyarınca yürütülen faaliyetlerin hukuka aykırı olup doğan zararın sorumlular tarafından karşılanması gerektiğini, davalı şirket ve yetkilileri tarafından yürütülen faaliyetlerin usulsüz olduğu resmi kurumlar tarafından yayınlanan belgeler ile sabit olduğunu, davacının para yatırdığı yıl olan 1999 yılında davalı şirketin bağımsız bir denetimden kaçınması üstüne üstlük şirket yetkililerine ulaşılamaması şirket kayıtlarının denetimden geçirilmek istenmemesi dolayısıyla da saklanması anlamına geldiğini ve şirket kayıtlarındaki muhtemel usulsüzlüklerin göstergesi olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...' in de davacının zararından doğrudan doğruya kendi malvarlığı ile sorumlu olduğunu, mal kaçırma tehlikesi bulunduğundan davalıların tüm ma...