Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ...'ın 11/11/2017 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak müvekkili ..., davalılardan ..., murisin eşi ... ve murisin önceki eşinden kız çocuğu ...'ın kaldığı, murisin hastalığı döneminde beraber yaşadığı, aynı işletmeyi işlettiği davalı erkek çocuğu Mehmet lehine, çocukluk arkadaşı, aralarında kadim bir güven ve ilişkinin var olduğu, o kadar ki vergi borçları nedeniyle kullanamadığı işletmesindeki POS cihaz eksikliğini davalı ... üzerinden giderip, işletme nakitlerinin davalı hesabına bankada geçmesinde sakınca görmediği, davalı ... üzerinden ölümü sonrası vadeye borçlanarak özellikle kızları mirastan mahrum etme amelesi karşısında, söz konusu bononun muris muvazaası olduğu iddiasında olduklarını,...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1041 Esas KARAR NO : 2021/1188
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2020 KARAR TARİHİ : 31/12/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ...'ın 11/11/2017 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak müvekkili ..., davalılardan ..., murisin eşi ... ve murisin önceki eşinden kız çocuğu ...'ın kaldığı, murisin hastalığı döneminde beraber yaşadığı, aynı işletmeyi işlettiği davalı erkek çocuğu Mehmet lehine, çocukluk arkadaşı, aralarında kadim bir güven ve ilişkinin var olduğu, o kadar ki vergi borçları nedeniyle kullanamadığı işletmesindeki POS cihaz eksikliğini davalı ... üzerinden giderip, işletme nakitlerinin davalı hesabına bankada geçmesinde sakınca görmediği, davalı ... üzerinden ölümü sonrası vadeye borçlanarak özellikle kızları mirastan mahrum etme amelesi karşısında, söz konusu bononun muris muvazaası olduğu iddiasında olduklarını, bakkaliye borcu olarak murisin bu kadar borcunun olmasına hem alacaklının işinin kapasitesi, hem de murisin iş yerinin ihtiyaçlarının cevaz veremeyeceği, bu nedenle Kınık İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine konu bonodan muris muvazaası nedeniyle borçlu olmadıklarına tereke adına karar verilesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Murisin mirasçılarının dava dışı eşi, davacı ..., diğer davalı ... ve dava dışı Emel olduğu, ispat yükü kendinde olan davacının senede karşı senetle ispat kuralının külfetinden kaçmak için mirasçılardan davalı ...'i de taraf gösterip huzurdaki davayı açtığını düşündüklerini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı, çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davaya konu senetin 25/02/2017 düzenleme, 25/02/2018 vade tarihli olduğu, murisin 11/11/2017 tarihinde vefat ettiği, murisin kendi ölüm tarihini bilmesinin mümkün olamayacağı, senet vadesinden bir kaç ay önce vefat etmiş olmasının da senedin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, davacı yan murisin hayatta iken yaptığı borçlandırıcı işlemleri ve ticari faaliyetlerinin kötü olduğunu bildiğinden dava konusu senede ilişkin borçlarından kurtulmak için işbu davanın ikame edildiğini, tüm bu nedenlerle davacının tek başına tereke adına davayı takip hususunda tanınmış bir yetkisi olmadığından davanın husumet yönünden reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 29/09/2021 tarihinde dosyanın HSK'nın 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi' nin yargı çevresinin İzmir ili mülki idare sınırı olarak belirlendiğinden bahisle görevli ve yetkili İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dosya Mahkememiz esasına kaydedilmiştir...