DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 27/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/03/2022 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11/05/2015 tarihinden itibaren davalı şirketin ortağı olduğu, şirketin işleyişi ile ilgili olarak diğer ortaktan bilgi alamadığı, kar dağıtımının yapılmadığı, şirketin hali hazırda herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin ticaret siciline kayıtlı adreste olmadığı, davacı yönünden haklı nedenle ortaklıktan ayrılma şartlarının oluştuğunu belirterek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir. DAVA: Dava,...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/775 KARAR NO : 2022/252
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 27/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/03/2022
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11/05/2015 tarihinden itibaren davalı şirketin ortağı olduğu, şirketin işleyişi ile ilgili olarak diğer ortaktan bilgi alamadığı, kar dağıtımının yapılmadığı, şirketin hali hazırda herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin ticaret siciline kayıtlı adreste olmadığı, davacı yönünden haklı nedenle ortaklıktan ayrılma şartlarının oluştuğunu belirterek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir. DAVA: Dava, TTK'nun 638.maddesi kapsamında haklı nedenle limited şirket ortaklığından ayrılma isteğine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 11/11/2021 tarihli yazısı ve eki, -İzmir Vergi Dairesinin 11/01/2022, 17/01/2022, 20/01/2022 tarihli yazısı ve eki, -İzmir SGK'nun 01/02/2022 ve 18/02/2022 tarihli yazısı ve eki, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle 6100 sayılı HMK. nun 90. (1086 sayılı HUMK.nun 159.) maddesinde açık hükmünde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Buna karşın, 6100 sayılı HMK. nun 94. (1086 sayılı HUMK.nun 163.) maddesine göre hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir.Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacagı da kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletinde bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere düzenlenen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiks...