Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle: Davalının bir çok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekileceği sözü verilerek, bir banka gibi vatandaşlardan mevduat toplayan bir şirket olduğunu, davacının da bu şirkete para yatırdığını, yatırdığı para karşılığında makbuzlar verildiğini, ancak daha sonra bu makbuzlar geri alınarak, yerine ortaklık durum belgesi adı altında bir belge verildiğini, yatırılan para geri alınmak istendiğinde şirketin ödeme yapmadığını, bunun üzerine 28/07/20096 tarihide noter aracılığı ile davalı şirkete ihtarname gönderilerek tahsil edilen paraların engeç bir hafta içerisinde iadesinin istendiğini, ancak davalının ödemede bulunmadığını belirterek; yüksek faiz garantisi verilerek tahsil edilen 50.080 DM karşılığı 45,100,00TL nin en yüksek ticari...
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/264 Esas KARAR NO : 2021/496
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 10/10/2006 KARAR TARİHİ : 09/06/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle: Davalının bir çok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekileceği sözü verilerek, bir banka gibi vatandaşlardan mevduat toplayan bir şirket olduğunu, davacının da bu şirkete para yatırdığını, yatırdığı para karşılığında makbuzlar verildiğini, ancak daha sonra bu makbuzlar geri alınarak, yerine ortaklık durum belgesi adı altında bir belge verildiğini, yatırılan para geri alınmak istendiğinde şirketin ödeme yapmadığını, bunun üzerine 28/07/20096 tarihide noter aracılığı ile davalı şirkete ihtarname gönderilerek tahsil edilen paraların engeç bir hafta içerisinde iadesinin istendiğini, ancak davalının ödemede bulunmadığını belirterek; yüksek faiz garantisi verilerek tahsil edilen 50.080 DM karşılığı 45,100,00TL nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, davalılardan ...'ın davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, bu tür davalarda yönetim kuruluna husumet yöneltilemeyeceğini, bir ortağın elinde bulundurduğu hisse senedine dayanılarak , ortağı bulunduğu şirkete alacak davası açmasının yasal dayanağı olmadığını, davacının , ... de pay sahibi olması nedeniyle TTK nun 329 maddesi gereğince davalı şirketler tarafından geri alınması veya TTK 405 maddesi uyarınca hisse bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi kurulu vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi kurulu dosyaya sunduğu 03/06/2008 tarihli ayrıntılı raporunda, davacının davalıya ödünç para verdiğini kanıtlayan , kanıt sunamadığını, davalı şirketin ise davacının vermiş olduğu paralara karşılık davacının şirketin hissedarı sıfatını kazandığına dair pay sahipleri defteri ibraz ettiğini, bu sebeple davacı ile davalı şirket arasında bir hissedarlık ilişkisinin kurulduğunu, TTK nun 405/2 maddesine göre sermayenin iadesi yasak olduğundan davalı şirketin davacıya sermayesini iade etmesinin mümkün olmadığını, esas sermayenin azaltılması yoluna gidilmeden, TTK nun 329. Maddesindeki şirketin kendi hisselerini iktisap etmesi koşulununda dava konusu olayda mümkün olmadığını, davalılardan ... ile davacı arasında bir akdi veya haksız fiil ilişkisinin tespit edilemediğini, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini beyan etmişlerdir. Davacı vekili şirketin defterlerinin usulsüz tutulduğunu belirterek, yeniden bilirkişi incelemesi ya...