DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2017 KARAR TARİHİ : 08/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 27 Şubat 2010 tarihinde sözleşme imzalandığını ve 10 Mart 2010 tarihinde fiili devir yapıldığını, yapılan sözleşme gereği müvekkilinin davalı yanında işçi olarak çalışmakta iken davalının müvekkilinin adına acente kurulmasını sağladığını, verime dayalı prim alacak şekilde anlaşma şartları oluşturulduğunu, davalı şirketin kendi şubesini müvekkiline yaptığı sözleşme gereğince acenteye çevrilmesini sağladığını, yapılan sözleşmede de müvekkilinin sabit giderlerinin karşılanacağının açıkça belirtildiği, yazılı olduğu üzere müvekkilinin zarar etmesi imkânsız olacağını...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/239 Esas KARAR NO : 2021/553
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2017 KARAR TARİHİ : 08/09/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 27 Şubat 2010 tarihinde sözleşme imzalandığını ve 10 Mart 2010 tarihinde fiili devir yapıldığını, yapılan sözleşme gereği müvekkilinin davalı yanında işçi olarak çalışmakta iken davalının müvekkilinin adına acente kurulmasını sağladığını, verime dayalı prim alacak şekilde anlaşma şartları oluşturulduğunu, davalı şirketin kendi şubesini müvekkiline yaptığı sözleşme gereğince acenteye çevrilmesini sağladığını, yapılan sözleşmede de müvekkilinin sabit giderlerinin karşılanacağının açıkça belirtildiği, yazılı olduğu üzere müvekkilinin zarar etmesi imkânsız olacağını birkaç kez ifade edildiğini, bu hususun sözleşmenin asli unsuru olduğu sözleşmenin tamamında açıkça ortada olduğunu, davalı tarafın sözleşme şartlarına uygun olarak müvekkiline yapması gereken ödemeyi tam ve güncel verilere göre yapmadığından müvekkilinin ciddi manada mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilinin ödeme yapılacak olan kalemler incelendiğinde her altı ayda bir değişiklik olacağı açıkça ortada olup bu hususun sözleşmenin esaslı unsuru olduğunu, müvekkilinin 12 Ekim 2016 günü mevcut çalışma olanağının kalmadığını sözleşme gereğince yapılması gereken devir masraflarının güncellenmesini talep eden iç yazışma ile de talepte bulunduğunu, ancak davalı tarafın baskın gücünü kullanıp müvekkiline Ocak 2017 ayında Zeyilname imzalatmak istediğini, zeyilname içeriği önceki sözleşmeye aykırı artırım hakkının tamamının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğundan müvekkilinin zeyilnameyi imzalamadığını, müvekkilinin haklarına kavuşabilmesi adına ... günü ... 10. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talepte bulunduğunu, ihtarın davalı tarafa 08 Şubat 2017 günü tebliğ edildiğini, tebligatı alan davalının 10 Şubat 2017 günü bir takım gerçeği yansıtmayan rutin işleyişi kapsayan inceleme yapılması iddiası ile sözleşmeyi fesih ettiğini içerir tebliğ yaptığını, akabinde yine aynı içeriği kapsar şekilde 15 Şubat 2017 günü de müvekkilinin ihtarına cevap verdiğini, ihtar ve tebliğ şerhi nazara alındığında davalının durumu kurtarmak kastı ile bir takım cevaplar vermeye çalıştığının aşikar olduğunu, her iki ihtarın da müvekkilinin ihtarının tebliğinden sonra olması iddialarının haklılığının somut göstergesi olduğunu, davalının acentelik sözleşmesi gereği müvekkiline karşı edinimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin temel mantığı; Acentenin ciro artışına dayalı olarak kazanç elde etmesi olduğunu, bu amaçla acenteye bağımsız tacir sıfatıyla devredilecek ... şubesinin, devir tarihi itibariyle mevcut aylık gideri tespit edilecek ve bu gider; devir sonrasında da ... tarafından Acenteye düze...