DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2019 KARAR TARİHİ : 07/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil hakkında kendisinden alacaklı olduğu iddiası ile takip dayanağı ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL miktarlı bonoya dayalı olarak Antalya ... İcra .../... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin Antalya ilinde ikamet etmemesi nedeni ile takipten haberdar olamadığını, bono aslı incelendiği zaman görüleceği üzere alacaklı tarafından bonoya borçlunun adresinin yazılmadığını, imza sahte olarak atılarak boro oluşturulduğunu, düzenleme yeri Antalya yazılarak icra takibi başlatıldığını, bonodaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, alacaklı ile müvekkili arasında bir...
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/309 KARAR NO : 2021/524 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2019 KARAR TARİHİ : 07/09/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil hakkında kendisinden alacaklı olduğu iddiası ile takip dayanağı ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL miktarlı bonoya dayalı olarak Antalya ... İcra .../... esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin Antalya ilinde ikamet etmemesi nedeni ile takipten haberdar olamadığını, bono aslı incelendiği zaman görüleceği üzere alacaklı tarafından bonoya borçlunun adresinin yazılmadığını, imza sahte olarak atılarak boro oluşturulduğunu, düzenleme yeri Antalya yazılarak icra takibi başlatıldığını, bonodaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, alacaklı ile müvekkili arasında bir ilişkinin olmadığını beyan ederek; menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Aşamalarda ATK dan rapor aldırılmış ve ... tarihli ATK raporunda özetle; inceleme yapılan söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Yargılama devam ederken, davacı vekili, dosyaya ... tarihli dilekçe sunmuştur. Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile davanın konusuz kalmasından ötürü karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği, dilekçenin başında ise feragat başlığını kullandığı, konu kısmında da "sulh sebebi ile konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini" talep ettiği anlaşılmıştır. Talep dilekçesinde hem feragatten, hem karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi isteğinden, hem de sulh nedeniyle red kararı verilmesi isteğinden bahsedilmektedir. Anılan hukuki kurumlar, farklı usuli kurumlardır ve denetime elverişlik açısından usulen kısaca açıklama yapmak gerekmektedir.
HMK m. 313 gereği; Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMK m. 315 gereği; Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Somut olayda, davacı taraf diğer ifadelerle bilikte sulh olduklarını beyan etmiştir. Taraflardan davalı ise böyle bir beyanda bulunmamıştır. Davalı vekili, feragat beyanı sunmuştur ki esasen davalı davadan feragat edemez. Usul hukukunda iradelerin net olarak ortaya konması gerekir. Hem konusuz kalma, hem sulh'ün yanında feragate ilişkin beyanların da olduğu görülmektedir. 04.02.2011 tarihinde yayımlanarak 01.10.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe ...