Davacıya gelir idaresini geliştirme fonundan yapılan ek ödemenin, aldığı disiplin cezası nedeniyle belirli bir süreyle kesilmesine ilişkin işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararı üzerine, kendisine yapılan toptan ödeme dolayısıyla oluşan değer kaybı, yani faiz için 2577 sayılı yasanın 12. maddesi uyarınca, ayrıca tam yargı davası açabileceği; bu nitelikte açılan davada, daha önce açılan ve karara bağlanan iptal davasında davacının faiz talebinin bulunmadığı gerekçesi ile davacı lehine faiz ödenmemesine hükmedilmesi ise yasaya aykırıdır.
3. Daire 2000/4013 E. , 2003/929 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2000/4013 Karar No: 2003/929 Temyiz Eden : … Karşı Taraf : … İstemin Özeti :Kurucu ortağı bulunduğu anonim şirket tarafından dağıtılan kar payından hissesine düşen kar payının bir kısmını muvazaalı bir işlemle üçüncü kişilere aldırmak suretiyle azalttığı ve beyan dışı bıraktığı görüşüyle 1997 takvim yılı için davacı adına re'sen salınan ağır kusur cezalı gelir vergisi ve fon payını; verginin re'sen tarh edilebilmesi için re'sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin ortaya konulması ve matrahın veya matrah farkının takdir komisyonları veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarıyla belirlenmesi gerektiği, olayda ise re'sen vergi tarhını gerektiren sebepler ortaya konulmadığı gibi matrah farkının da belirtilen biçimde saptanmadığı gerekçesiyle kaldıran … Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; davacının, kurucu ortağı olduğu anonim şirketteki hisselerini üçüncü şahıslara devretmediği halde muvazaalı bir işlemle devretmiş görüntüsü vererek elde ettiği kar payını beyan sınırının altına çektiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, vergilendirme döneminde beyana tabi geliri olmadığını ileri sürerek yıllık gelir vergisi beyannamesini vermemiştir. Tarhiyat, davacının vergilendirme döneminde Gelir Vergisi Kanununun 86'ncı maddesinde belirtilen beyanname verme sınırının üzerinde kar payı elde ettiği halde bu kar payının bir kısmını muvazaalı bir şekilde üçüncü kişilere aldırarak gelirini beyan sınırının altında bıraktığı görüşüyle, ortağı olduğu anonim şirketin defter ve belgelerinin tetkiki sırasında şirkete ait tarh dosyasında bulunan ve ticaret müdürlüğü temsilcileri nezdinde düzenlenen anonim şirket genel kurul toplantılarına katılan ortakların pay tutarını ve oy adedini gösteren hazirun cetvellerindeki bilgilerden tespit edilen matrah üzerinden Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesi neden gösterilerek yapılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 86'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının 1'inci bendinin (b) alt bendinde vergi alacağı dahil, kurumlardan elde edilen kar payının; aynı alt bent ile belirlenen tutarın altında kalması hal...