DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı banka ile davalı arasında bir kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya kredi kullandırıldığını, davalının sözleşme hükümlerine uymaması üzerine, hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca Bursa 9. İcra Dairesinin 2018/...... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, ileri sürerek itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle...
.. T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/307 KARAR NO : 2020/188
BAŞKAN : ... ÜYE :.. ÜYE : .. KATİP : ..
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ..
DAVALI :..
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/04/2019 KARAR TARİHİ : 19/02/2020 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı banka ile davalı arasında bir kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıya kredi kullandırıldığını, davalının sözleşme hükümlerine uymaması üzerine, hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca Bursa 9. İcra Dairesinin 2018/...... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, ileri sürerek itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı banka taraflar arasında bir bankacılık ve kredi sözleşmesinin varlığını, bu sözleşme sebebiyle davalıya veya davalının müteselsil kefil olduğu bir gerçek veya tüzel kişiye kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesine aykırı davranış sebebiyle hesabın kat edilip borçlunun temerrüde düşürüldüğünü ve takip tarihi itibariyle ne kadar bakiye kredi borcu olduğunu, kefillerin de müteselsil kefil olarak sorumluluğunu ispat etmek zorundadır. Banka kayıtları aksi ispat edilinceye kadar geçerli kayıtlardır. Elbette davalı tarafın sunacağı ödeme belgeleri ve diğer kayıtlar da dikkate alınmak kaydıyla, davacı bankanın tuttuğu kayıtlara itibar edilmesi gerekir. Bu amaçla banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması uygun olacaktır. Davalı taraf davaya cevap vermemiş, dolayısıyla delil de bildirmemiştir. Mahkememizce seçilen bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi 05.11.2019 tarihli raporunda taraflar arasındaki kredi ilişkisini özetlemiş, davacı banka ile dava dışı .. ... .. arasında kredi sözleşmesi bulunduğunu, davalının da bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak imza attığını, bu sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi davalı kefil açısından hesaplama yapmış, takip talebindeki anapara ve akdi faiz yönünden banka ile aynı miktar üzerinden sonuç çıkarmış, temerrüt faizi yönünden banka talebinden daha az bir miktar hesaplamıştır. Ancak kendince takipten sonra da faiz hesabı yaparak toplam alacağı 507.039,23. TLye çıkarmıştır. Bu hesaplama hatalıdır, takipten sonra işleyecek faizin icra dairesince dikkate alınması gerekir. Taraflar arasındaki kredi hesabı 21.02.2018 tarihli bir ihtarla kat edilmiştir. İhtarın tebliğ tarihi 26.02.2018dir. Bilirkişi, bu ticari kredi için %40,56 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiğini açıklamıştır. Genel itiba...