Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile ... yerel mahkemesinde açılan davada davalı aleyhine 777,50 Euro faiz ve masrafa hükmedildiğini, kararın 01/07/2019 tarihinde kesinleştiğini, bugüne kadar ödeme yapılmadığını, bu kararın tanınması ve tenfizi için dava açılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde yabancı mahkeme kararının Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 58 ve diğer maddelerdeki şartları taşımadığını, davacının teminat yatırması gerektiğini, verilen kararda mahkeme dışı giderler yazıldığından Türk Hukuku kamu düzenine aykırı olduğunu, yabancı kararın tanınabilmesi için davalının savunma hakkına riayet edilerek verilmesi gerektiğini, Köln yerel mahkemesinin 28/11/2018 tarihli gıyabi kararından bahsedildiğini, Türkiye ile Almanya arasında mütekabiliyet anlaşması olup...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/354 KARAR NO : 2021/807
DAVA : TANIMA VE TENFİZ DAVA TARİHİ : 16/01/2020 KARAR TARİHİ : 23/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile ... yerel mahkemesinde açılan davada davalı aleyhine 777,50 Euro faiz ve masrafa hükmedildiğini, kararın 01/07/2019 tarihinde kesinleştiğini, bugüne kadar ödeme yapılmadığını, bu kararın tanınması ve tenfizi için dava açılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde yabancı mahkeme kararının Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 58 ve diğer maddelerdeki şartları taşımadığını, davacının teminat yatırması gerektiğini, verilen kararda mahkeme dışı giderler yazıldığından Türk Hukuku kamu düzenine aykırı olduğunu, yabancı kararın tanınabilmesi için davalının savunma hakkına riayet edilerek verilmesi gerektiğini, Köln yerel mahkemesinin 28/11/2018 tarihli gıyabi kararından bahsedildiğini, Türkiye ile Almanya arasında mütekabiliyet anlaşması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir. Yabancı mahkemelerde verilen bir kararın Türkiye'de hüküm ifade edebilmesi için bu kararın Türk Mahkemelerince tanınması ve tenfiz edilmesi gerekir. Davacı da tenfiz talep etmektedir. Eğer yabancı kararın icra edilebilir niteliği varsa bu konuda tenfiz kararı verilmesi gerekir. Tanıma ve tenfiz davaları kabulü için yabancı mahkeme kararının aslı veya mahkemesince onaylanmış sureti ile bunun tercümesi ile kararın kesinleştiğini gösteren tercümeli belgesi gerekir. Tanıma ve tenfiz davalının Türkiye'deki adresi mahkemesi, böyle bir ikameti yoksa ..., ...., ... Mahkemelerinde açılır. Tanıma ve Tenfiz için bazı şartlar vardır. Bunlar a-)Davacının hukuki yararının olması, b-)Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında tenfizi mümkün kılacak bir anlaşmanın olması veya karar veren ülkenin Türk mahkemelerinin kararlarını fiilen veya hukuken tenfiz ediyor olması (bu şart tanıma için aranmamaktadır.) c-)Kararın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmiyor olması, d-)Kamu düzenine aykırı olmaması, e-)kendisine karşı tenfiz istenen kişinin tenfiz davasında itiraz etmiş olmak koşulu ile yabancı mahkemede usulüne uygun davet edilmiş olmasıdır. Tanıma için münhasır yetki, kamu düzeni ve savunma hakkı sağlanması şartları yeterli olup karşılıklılık şartı yokken tenfiz için tüm şartların birlikte aranması gerekir. Uygulamada Almanya ile karşılıklılık ilkesinin gerçekleştiği kabul edilmektedir. 1929 yılında iki ülke arasında yargılama giderlerinin tenfizine imkan tanıyan anlaşma vardır. Yargıtay İçtihatları ile uygulamada Türkiye ile Almanya arasında karşılıklılık ilkesinin var olduğu benimsenmiştir. Tanıma ve tenfiz davalarında kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Aile Hukuku alanına giren yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde ise görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Davacının ikametgahı Türkiye'de değilse teminat göstermesi gerekir. Yine kesin...