Beyana çağrı üzerine beyannamesini veren yükümlünün pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı, matrahsız beyanda bulunan yükümlü ile matrah beyan eden arasında bir farkbulunmadığı hk.
Danıştay 11. Daire E. 1998/1562 K. 1999/1750 T. 5.5.1999 BEYANA ÇAĞRI MATRAHSIZ BEYAN PİŞMANLIK BEYANA ÇAĞRI ÜZERİNE BEYANNAMESİNİ VEREN YÜKÜMLÜNÜN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN YARARLANAMAYACAĞI, MATRAHSIZ BEYANDA BULUNAN YÜKÜMLÜ İLE MATRAH BEYAN EDEN ARASINDA BİR FARK BULUNMADIĞI HK. 213/md. 371 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Yükümlü şirketin 1993 yılı Kasım dönemi katma değer vergisini beyannamesini pişmanlık dilekçesi ekinde matrahsız olarak vermesi nedeniyle takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden adına re'sen aynı dönem için kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmış, usulsüzlük cezası kesilmiştir. ... 1. Vergi Mahkemesinin 25.11.1997 gün ve E:1996/236 K:1997/137 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesinde matrahsız beyanname verenlerin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı yolunda bir düzenlemeye yer verilmediği, önemli olan hususun beyannamede gösterilen durumun gerçeğe uygunluğunun belirlenmesi olduğu, matrah göstererek beyanname veren yükümlü ile zarar beyan eden veya matrahsız beyanda bulunan yükümlü arasında vergi yasalarının uygulanmasında herhangi bir fark bulunmadığı, bu nedenle olayın takdire sevkinde ve yapılan tarhiyatta yasal isabet görülmediği gerekçesiyle cezalı tarhiyat kaldırılmıştır. Vergi dairesi müdürlüğü tarafından, takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan tarhiyatın yasal olduğu ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Dava, 1993 yılı, Kasım dönemi için re'sen yapılan kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarhiyatının iptali istemiyle açılmış, vergi mahkemesince; yasal süre içinde beyanname vererek zarar beyan eden veya matrah göstermeyen yükümlüler hakkında sırf bu nedenle re'sen takdir hükümleri uygulanmadığı halde pişmanlıkla beyanname vererek zarar beyan eden veya matrah göstermeyen yükümlüler hakkında re'sen takdir yoluna gidilmesinin yasa koyucunun pişmanlıkla verilen beyannameleri süresi içerisinde verilmiş saymasındaki amacına ters düşeceği gerekçesiyle cezalı tarhiyatın iptaline karar verilmiş, davalı idarece karar temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden 213 sayılı Yasanın 371. maddesi uyarınca verilen 3.10.1994 günlü dilekçenin Ocak-Ağustos 1994 dönemlerine uyarınca ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusu dönemi kapsamadığı bu döneme ilişkin beyannamenin 14.9.1994 gün ve 23642 sayı ile kayda geçtiği anlaşıldığından davalı idarece aynı Yasanın 30/1 maddesi uyarınca re'sen takdir yoluna gidilmesinde mevzuata aykırılık görülmemiştir. Ancak davacı tarafından 1993 yılı, Eylül döneminden itibaren faaliyette bulunulmadığı öne sürüldüğü halde davalı idarece bu hususun aksi iddia ve ispat edilmediği gibi, takdir komisyonu kararının da 213 sayılı Yasanın 31/8 maddesine uygun olmadığı anlaşıldığından takdir edilen matrahta ve yapılan cezalı tarhiyatta yasal isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyize k...