Yalnızca matrah gösterilmemiş olmasından hareketle mükellefleri pişmanlık hükümlerinden yararlandırmayıp re'sen tarh yoluna gidilmesinde isabet bulunmadığı hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/5597 K. 2002/759 T. 27.2.2002 PİŞMANLIK RE'SEN TARHİYAT YALNIZCA MATRAH GÖSTERİLMEMİŞ OLMASINDAN HAREKETLE MÜKELLEFLERİ PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN YARARLANDIRMAYIP RE'SEN TARH YOLUNA GİDİLMESİNDE İSABET BULUNMADIĞI HK. 213/md. 30 , 371 Temyiz İsteminde Bulunan: ..... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Davacı adına, 1992 yılının Şubat ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini süresinde vermediğinden bahisle resen katma değer vergisi salınması ve kaçakçılık cezası kesilmesi yolunda tesis edilen işlemleri; Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile 31'inci maddesinin 8'inci fıkrası hükümleri uyarınca, katma değer vergilerinin süresinde verilmemiş olmasının resen takdir nedeni olduğu; ancak, takdir komisyonunca dönem matrahları takdir edilirken, takdirin dayanağının gösterilmesinin zorunlu olduğu, gerek idarece, gerekse de takdir komisyonunca hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan genel ve klişeleşmiş ifadelerle takdir edilen matrahlar esas alınmak suretiyle yapılan tarh ve ceza kesme işlemlerinde isabet görülmediği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 8.12.1998 gün ve E: 1998/384; K: 1998/555 sayılı kararının; beyannamesini yasal süresi içerisinde vermeyen davacı adına takdir komisyonu kararına dayalı olarak resen yapılan tarh ve ceza kesme işlemlerinin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dosyanın incelenmesinden; dayanıklı tüketim malları ticaretiyle uğraşan davacının, 1992 yılının Şubat ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini süresinden sonra Vergi Usul Kanununun 371'inci maddesi uyarınca pişmanlık talebi ile matrahsız olarak verdiği; katma değer vergisi beyannamelerini süresinden sonra vermesi nedeniyle resen katma değer vergisi salındığı ve kaçakçılık cezası kesildiği; anılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davada; hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan takdir edilen matraha dayalı olarak yapılan tarh ve ceza kesme işlemlerinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptal edildiği; dosyada, bu kararın temyizen bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371'inc...