Yükümlünün sattığı emtianın belgesiz olduğu yolunda somut bir tespit yapılmadan, başka bir mükellefin ifadesine dayanarak re'sen takdir yoluyla tarhiyat yapılamayacağı hk.
Danıştay 11. Daire E. 1996/2398 K. 1997/1255 T. 9.4.1997 RE'SEN TAKDİR YÜKÜMLÜNÜN SATTIĞI EMTİANIN BELGESİZ OLDUĞU YOLUNDA SOMUT BİR TESPİT YAPILMADAN, BAŞKA BİR MÜKELLEFİN İFADESİNE DAYANARAK RE'SEN TAKDİR YOLUYLA TARHİYAT YAPILAMAYACAĞI HK. 213/md. 30 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : Deri konfeksiyon işi ile uğraşan yükümlünün ticari ilişkide bulunduğu bir mükellef nezdinde 28.10.1989 tarihinde yapılan fiili envanterde ortaya çıkan fazla emtianın, yükümlüden alınan belgesiz mallarla ilgili olduğu yolundaki alıcı beyanına dayanılarak adına 1989 yılı tüm dönemleri için resen takdir yoluyla kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmıştır. ... Vergi Mahkemesinin 13.7.1995 gün ve E:1994/2243, K:1995/1417 sayılı kararıyla, yükümlü tarafından, nezdinde fiili envanter yapılan kişiye yaptığı satışların fatura fotokopileri ibraz edilerek defter ve belgelerinin doğru olduğu iddia edilmiş ise de, mevcut tespitin yükümlünün belgesiz satışı bulunduğunu gösterdiği gerekçesiyle cezalı tarhiyat onanmıştır. Yükümlü tarafından, defter ve belgeleri incelenmeden alıcı ifadesine dayanılarak yapılan tarhiyatın yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerekeceği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Tarhiyata dayanak alınan takdir komisyonu kararında Vergi Usul Kanununun 30/3. maddesinden bahisle takdire başvurulduğu yazılı ise de, olayda söz konusu Kanun hükmünde belirtilen defter ve belge ibraz edilmeme hali bulunmadığı gibi, yükümlünün mal satışlarıyla ilgili belge düzenlemediğine ilişkin bir inceleme ve araştırma da yapılmadığından takdir edilen matrah dayanaksız kalmakta ve aksi yöndeki vergi mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle temyiz konusu kararın bozulması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, yükümlünün mal sattığı mükellef nezdinde yapılan fiili envanterde ortaya çıkan fazla emtianın, yükümlüden belgesiz alınan mallarla ilgili olduğu yolundaki alıcı beyanına dayanılarak resen takdir yoluyla kaçakçılık cezalı katma değer vergisi salınmasından doğmuştur. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesinde, resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi ...