Ticari faaliyetine son verdiği anlaşılan yükümlü şirketin, uyuşmazlığın ilişkin olduğu dönemlerde vergiye tabi faaliyetinin varlığı yolunda yapılmış bir tespit bulunmadığı gibi, takdir komisyonunca matrah takdiri esnasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılamadığı da anlaşıldığından, sırf ihbarnamelere karşı dava açılmamış olması nedeniyle vergi borcunun varlığını kabule olanak olamayacağı hk.
Danıştay 11. Daire E. 1995/1008 K. 1995/1110 T. 12.4.1995 TAKDİR KOMİSYONUNCA MATRAH TAKDİRİ VERGİ BORCU TİCARİ FAALİYETİNE SON VERDİĞİ ANLAŞILAN YÜKÜMLÜ ŞİRKETİN, UYUŞMAZLIĞIN İLİŞKİN OLDUĞU DÖNEMLERDE VERGİYE TABİ FAALİYETİNİN VARLIĞI YOLUNDA YAPILMIŞ BİR TESPİT BULUNMADIĞI GİBİ, TAKDİR KOMİSYONUNCA MATRAH TAKDİRİ ESNASINDA HERHANGİ BİR İNCELEME VE ARAŞTIRMA YAPILAMADIĞI DA ANLAŞILDIĞINDAN, SIRF İHBARNAMELERE KARŞI DAVA AÇILMAMIŞ OLMASI NEDENİYLE VERGİ BORCUNUN VARLIĞINI KABULE OLANAK OLAMAYACAĞI HK. 6183/md. 55 , 58 Temyiz İsteminde Bulunan : Tasfiye Halinde ... Temizleme ve Tic. Ltd. Şti. Adına Tasfiye Memuru .... Karşı Taraf : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Tasfiye halinde bulunan yükümlü şirketin, 1988 yılı Mayıs-Aralık, 1989 yılı Ocak-Aralık ve 1990 yılı Ocak-Nisan dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini vermemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına dayanılarak salınan cezalı katma değer vergisi ile dahili tevkifatın vadesinde ödenmemesi üzerine gecikme faizi ile birlikte tahsili amacıyla ödeme emirleri düzenlenmiştir. ... Vergi Mahkemesinin 4.11.1993 gün ve E:1993/601, K:1993/896 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanunun 55. maddesine değinildikten sonra, ödeme emirlerine konu oluşturan kamu alacağına ilişkin ihbarnamelerin usul hükümlerine uygun biçimde tebliğ edildiği, ancak tarhiyat dava konusu yapılmaksızın kesinleştiğinden, ödeme emri düzenlenmesinde kanuna aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacı şirket tarafından ileri sürülen iddialar tarh aşamasına ilişkin olup, ödeme emirlerine karşı açılan dava aşamasında bu iddiaların araştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle açılan davayı reddetmiştir. Yükümlü şirketçe, faaliyetin sona erdirildiğinin vergi dairesine bildirildiği, 30.12.1987 tarihli yoklama fişiyle de bu durumun saptandığı, takdir komisyonunca defter ve belgeler incelenmeksizin soyut ifadelerle matrah takdir edildiği, ticari faaliyetleri olduğu yolunda davalı idarece yapılmış bir tespitin bulunmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı ...'nun Düşüncesi : Tasfiye halinde bulunan Ltd. Şirketin 1988 yılı Mayıs/Aralık 1989 yılı Ocak/Aralık ve 1990 yılı Ocak/Nisan dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerini vermediği gerekçesiyle takdir komisyonunca takdir olunan matrah üzerinden salınan katma değer vergisi ve dahili tevkifat ile hesaplanan gecikme faizi ve kesilen cezanın tahsili amacıyla, yükümlü kuruluş adına tanzim ve tebliğ olunan ödeme emirlerine karşı açılan davanın; olayda ödeme emri öncesi tarhiyatlarla ilgili ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Yasasının tebliğlerle ilgili hükümlerine uygun biçimde tebliğ olunmasına karşın dava konusu edilmeksizin kesinleştiğinin dosya muhtevası ile sabit bulunduğu, borcun vadesinde ödenmemesi sebebiyle ödeme emri ile takip edilmesinde isabetsizlik olmadığı, tasfiye halindeki kuruluşun tasfiye memurunun iddialarının tarh aşamasına ili...