Mahkememizde görülmekte olan tasfiye memurunun atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1982/2884 Esas, 1982/3197 Karar sayılı kararıyla davalı şirketin tasfiyesinin açılmasına karar verildiğini ancak, tasfiye memuru atanmadığı için tasfiye işlemlerinin gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davanın İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi olunduğu,mahkemece yapılan incelemede ve 20/12/2018 tarihli ilam gerekçesinde "Dava; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1982/2884-3197 E-K sayılı dosyadan tasfiyesine karar verilen davalı şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. Bilindiği üzere; 6102 Sayılı TTK'nın...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/4 KARAR NO : 2019/952 DAVA : Tasfiye Memuru Atanması DAVA TARİHİ : 03/08/2018 KARAR TARİHİ: 19/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan tasfiye memurunun atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1982/2884 Esas, 1982/3197 Karar sayılı kararıyla davalı şirketin tasfiyesinin açılmasına karar verildiğini ancak, tasfiye memuru atanmadığı için tasfiye işlemlerinin gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davanın İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi olunduğu,mahkemece yapılan incelemede ve 20/12/2018 tarihli ilam gerekçesinde "Dava; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1982/2884-3197 E-K sayılı dosyadan tasfiyesine karar verilen davalı şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir. Bilindiği üzere; 6102 Sayılı TTK'nın 536/3.maddesinde şirketin feshine karar veren mahkemece tasfiye memuru atanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1982/2884-3197 E-K sayılı dosyasından davalı şirketin tasfiyesinin açılmasına karar verildiğine göre, anılan yasal düzenleme gereğince tasfiye memuru atanmasına yönelik istemin tasfiyeye karar verilen mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden, dosyanın davalı şirketin tasfiyesine karar veren İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir." gerekçesiyle dava dosyasının mahkememize gönderilmesine dair hüküm verilmiş ve mahkeme işten el çekmiştir. Bu noktada göreve ilişkin genel açıklama yapılmasında fayda bulunmaktadır. "Genel mahkemelerin kuruluşunda olduğu gibi özel mahkemelerin (veya ihtisas mahkemelerinin) kuruluşu da mutlaka ayrı (özel) bir kanun hükmü ile düzenlenir. Özel mahkemelerin kuruluşunun tabii hâkim ilkesine aykırı düşmeyeceği 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 37nci maddesinde belirtilmiştir. Türk medeni yargılama hukukunda özel kanunlarla kurulmuş özel mahkemeler; kadastro mahkemeleri, icra mahkemeleri, tüketici mahkemeleri, aile mahkemeleri, fikri ve sınaî haklar hukuk mahkemeleri, denizcilik ihtisas mahkemesi ile iş mahkemeleridir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 136. ve 142nci maddelerinde mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişleri ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Mahkemelerin görevi kıyas veya yorum ile genişletilemez ya da değiştirilemez. Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda görev genel mahkemelere aittir (5.12.1977 tarihli, 1977/4 E., 1977/4 K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı). Usul hukukumuzda mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK m.1). Mahkemenin görevli olması aynı zamanda dava şartıdır (HMK m.11/1-c). Bu nedenle taraflarca yargılamanın her aşamasında görev itiraz...