Kanunda açık bir hüküm olmadığı sürece, yabancı taşıtlar geçici giriş karnesi ile yurda giriş yapan aracın, gümrük ambarına konulması sırasında alınan taahhütnamede belirtilen süre içerisinde teslim alınmaması suretiyle, taahhüde aykırı davranıldığı ileri sürülerek mülkiyet hakkının sona erdirilmesi sonucunu doğuran tasfiye işlemlerine tabi tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
10. Daire 2007/8088 E. , 2011/1629 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2007/8088 Karar No: 2011/1629 Temyiz Eden (Davacı) :… Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı - ANKARA İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi :Geçici ithalat rejimi kapsamındaki bir aracın, mülkiyet hakkının sona erdirilmesi sonucu doğuran tasfiye hükümlerine tabi tutulabilmesi için, tasfiyelik hale gelmenin gerekçesini oluşturan işlemlerin yasal dayanağın bulunması, hangi durumlarda tasfiye hükümlerinin uygulanacağının yasada açıkça gösterilmesi zorunludur. Nitekim Gümrük Kanunu'nun tasfiye edilecek eşyaya ilişkin işlemleri düzenleyen 177. maddesinde, Yasanın hangi maddeleri kapsamında olan eşyaların tasfiye hükümlerine tabi tutulacağı tek tek sayılmak suretiyle gösterilmiştir. Ancak, 4458 sayılı Yasanın 177. maddesinde, Yabancı Taşıtlar Geçici Giriş Karnesi ile yurda giriş yapan kara taşıtlarının tasfiyeye tabi tutulacağı yolunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda, aracın tasfiye edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, tasfiye edilen araçtan dolayı uğranılan zararın ilgili yerlere sorulmak suretiyle tespit edilecek bedelinin davacıya ödenmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında isabet görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava; mülkiyeti davacıya ait aracın süresi içinde gümrük ambarından teslim alınmaması nedeniyle Devlet malı sayılarak tasfiye edilmesine ilişkin işlemden kaynaklandığı ileri sürülen 19.961,00 TL maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesince, gümrük ambarına bırakılan aracın üç ay içinde teslim alınmaması ve süre uzatım talebinde bulunulmaması nedeniyle Devlet malı sayılarak tasfiye edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 128. maddesinde; geçici ithalat rejiminin, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat ver...