Tıp alanındaki uygulamaların bilimsel olarak o dalda gerekli ve yeterli eğitimi almayı gerektirdiği, dolayısıyla her uzman hekimin yalnızca kendi uzmanlık alanında uygulama yapma yetkisine sahip olduğu sonucuna ulaşıldığından, sağlık bakanlığı tedavi hizmetleri genel müdürlüğü tarafından yayımlanan 01.09.2006 tarih ve 16681 sayılı genelgede hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2006/5487 K. 2007/5876 T. 4.12.2007 FİZYOTERAPİST FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON UZMANI TIP ALANINDAKİ UYGULAMALARIN BİLİMSEL OLARAK O DALDA GEREKLİ VE YETERLİ EĞİTİMİ ALMAYI GEREKTİRDİĞİ, DOLAYISIYLA HER UZMAN HEKİMİN YALNIZCA KENDİ UZMANLIK ALANINDA UYGULAMA YAPMA YETKİSİNE SAHİP OLDUĞU SONUCUNA ULAŞILDIĞINDAN, SAĞLIK BAKANLIĞI TEDAVİ HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN YAYIMLANAN 01.09.2006 TARİH VE 16681 SAYILI GENELGEDE HUKUKA UYARLIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 1219/md. 1 , 8 3153/md. 1 , 2 , 4 , 6 İstemin Özeti: Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 01.09.2006 tarih ve 16681 sayılı Genelgenin; tıpta uzmanlık mevzuatı uyarınca fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin, ancak fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekiminin gözetim ve denetiminde yapılabileceği, fizyoterapistlerin fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarında yardımcı personel olarak tanımlandıkları; bu nedenle, fizyoterapistlerin müstakil ya da fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı olmayan diğer uzman hekimlerin gözetim ve denetiminde fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları yapmalarının mümkün olmadığı; Türkiye genelinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde bulunan fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı sayısının fizyoterapist sayısından fazla olması nedeniyle hastaların mağduriyetinin söz konusu olmayacağı; dava konusu işlemin Danıştay 10. Dairesince verilen kararlara da aykırı olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Bakanlıkları tarafından farklı yönde uygulamalar gerçekleştirilmiş olsa da, bu farklılıkların hizmetlerin sunumunda aksamaya yol açtığının tesbit edildiği, bu nedenle fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı dışında diğer dallarda bulunan uzman hekimlerin ve fizyoterapistlerin bulunduğu hastanelerde fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisine ihtiyacı bulunan vatandaşlar bakımından mağduriyetlerin oluştuğu; diğer yandan, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı bulunmayan hastanelerin kadrosunda görevli fizyoterapistlerin de hizmet fonksiyonları yönünden atıl duruma düştüklerinin tesbit edilmesi sebebiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı Yanında Müdahillerin Savunmalarının Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: Tıpta uzmanlık mevzuatı, diğer uzman tabiplerce konulan tanı üzerine önerilen tedaviye göre gerekli olan rehabilitasyon ve fizik tedavi yöntemi ve süresinin tespiti ile tedavi sırasında oluşabilecek komplikasyonların giderilmesi gibi tedavinin her aşamasında görev ve sorumluluğun fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanında olmasını, teşhisi diğer uzman tabiplerce konulmuş olsa dahi bu alandaki tedavi uygulamalarının fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı sorumluluğunda yapılmasını gerekli kılmaktadır. Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 123. maddesinde de belirtildiği üzere, fizyoterapist tedavi yapan ya da tedavi programı o...