Dernek tüzel kişiliğini temsil yetkisi yönetim kuruluna ait olup; bu yetkinin dernek üyelerinin bir kısmına veya üçüncü bir şahsa devredildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında, yönetim kurulu asil üyelerinin tamamının derneğin kanuni temsilcisi sayılması gerektiğinden, derneğin yönetim kurulu yedek üyelerinin, dernek tüzel kişiliğini temsile yetkili olmamaları nedeniyle, ödenmeyen kamu alacağından sorumlu tutulmayacakları hakkında.
10. Daire 2004/5790 E. , 2007/520 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2004/5790 Karar No: 2007/520 Temyiz Eden (Davalı) : … Karşı Taraf (Davacı) : … İstemin Özeti : … Spor Kulübü Derneği'nce … İlçesi … mevkii …pafta … parsel sayılı tamamı Hazine adına kayıtlı 52610 m² taşınmazın 5.000 m²lik kısmının … Avcılık ve Atıcılık Spor Kulübü derneği tarafından 1.1.1988-31.12.1999 tarihleri arasında işgal edildiğinden bahisle istenilen 9.650-YTL ecrimisilin derneğin yöneticisi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen 9.10.2002 tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince, ödeme emrinin iptali yolunda verilen kararın temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. D.Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği belirtilmiştir. Buna göre, asıl borçlu olan tüzel kişinin mal varlığından 6183 sayılı Kanunun 54. maddesinde öngörülen cebri tahsil yolları tüketildiği halde bir sonuç alınamaması durumunda, kamu alacağının kanuni temsilcilerinin şahsi mal varlıklarından cebren tahsil edilebileceği sonucuna varılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde de, Vergi Usul Kanunu kapsamında bulunan kamu alacaklarının tüzel kişilerden tahsil edilememesi durumunda, bu kamu alacaklarının tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin malvarlıklarından tahsili yoluna gidilebileceği düzenlenmiştir. Dava konusu ödeme emri, davalı idarenin vergi alacağından kaynaklanmadığından, bakılmakta olan uyuşmazlığa 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nu uygulama olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 85. ve dava konusu uyuşmazlığın doğduğu tarihte yürürlükte bulunan 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun 27. maddesinin beraber değerlendirilmesinden; derneklerin kanuni temsilcisinin yönetim kurulu olduğu, kanuni temsil yetkisinin üçüncü kişilere devredilebileceği, yönetim kurulu yedek üyelerinin ancak yönetim kurulu asil üyelerinin sahip olduğu yetkileri kullanmaları durumunda kanuni temsilci sıfatına sahip olacakları, dernek denetim kurulunun anılan mevzuat hükümlerine göre kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulamayacakları açıktır. Dosyanın incelenmesinden, dernek adına ödeme emri tanzim ve tebliğini takiben kamu alacağının dernekten tahsili için bankalar nezdinde mevduat araştırması yapıldığı halde derneğin haczi kabil herhangi bir mal varlığının tespit edilemediği, ayrıca icra memurları tarafından yapılan mal varlığı araştırmasında da bir sonuç alınamadığı, bu işlemlerden sonra davacı adına yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle derneğin ecrimisil borcundan dolayı kanuni temsilci sıfatıyla ödeme ...