Hakkında verilen yargı kararının uygulanmamasının davacının kişisel haklarının zedelenmesine ve üzüntüsüne neden olduğu açık olup, idarenin ağır hizmet kusuru dikkate alınarak, davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği hakkında.
10. Daire 2004/13990 E. , 2007/739 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2004/13990 Karar No: 2007/739 Davacı : … Vekili : … Davalılar : 1- Başbakanlık- ANKARA 2- İçişleri Bakanlığı-ANKARA 3- Ankara Valiliği-ANKARA Davanın Özeti : … Derneği Genel Başkanlığı, Genel Merkez Kurulu ile Yönetim Kurulu Başkanlıkları görevlerinde bulunan davacının bu görevlerine son verilmesine ve bu görevi yerine getirmek üzere ekli listelerde belirtilen geçici kurullar oluşturulmasına ilişkin 13.10.2003 tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada yürütülmenin durdurulmasına ilişkin olarak Danıştay Onuncu Dairesince verilen 28.7.2004 tarihli E:2004/1675 sayılı kararın gereğinin davalı idarelerce yerine getirilmemesi nedeniyle uğranıldığı öne sürülen manevi zarar karşılığı 100.000.YTL nin ( yüz bin YTL) davalı idarelerden yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. Başbakanlığın Savunmasının Özeti : Danıştay 10. Dairesinin E:2004/1675 sayılı dava dosyasında verilen kararın gereğinin yerine getirildiği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. İçişleri Bakanlığı ve Ankara Valiliğinin Savunmasının Özeti : Türkiye Kızılay Derneği Genel Merkez Yönetiminin delegelerin yazılı müracaatı üzerine yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin karardan 8 gün önce adli mahkemelerin kararıyla seçim gündemli olağanüstü genel kurulun yapıldığı, buna göre mahkeme kararının uygulanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. D.Tetkik Hakimi : … Düşüncesi :Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Dava, … Derneği Genel Başkanlığı, Genel Merkez Kurulu ile Yönetim Kurulu Başkanlıkları görevlerinde bulunan davacının bu görevlerine son verilmesi yönündeki 13.10.2003 tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali yolunda verilen yargı kararının yerine getirilmemesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürüln100.000.000.000 T.L. tutarındaki manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 138.maddesinin son fıkrası,"Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" kuralını koymakta, 2577 sayılı Kanunun 4001 sayılı Kanunla değişik 28. maddesinin 1. fıkrasıda da "Danıştay, bölge idare mahkemeleri,idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez."hükmüne yer verilmiştir. İdarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem yada eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda "hukuk devleti" ilkesinin bir gereğidir.Anayasa'nın 2.maddesinde yer alan bu ilke karşısında idarenin mahkeme kararlarını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan ...