Tamamının 29 sıra no.lu tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ödendiği anlaşılan kredinin, daha önce yürürlükte olan mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi olanağı bulunmadığı hakkında
10. Daire 2003/4613 E. , 2006/7405 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2003/4613 Karar No: 2006/7405 Temyiz Eden (Davalı) : … Vekili : … Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : … İstemin Özeti : Davacı şirket tarafından 26.4.2000 tarihinde yurt dışından kullanılan kredinin vade tarihinden sonra ödenen kısmının temdit olarak kabul edilerek bu tutar üzerinden % 6 oranında fon kesintisi yapılmasına ilişkin işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir. D.Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Türkiye'de yerleşik kişilerce yurt dışından sağlanan ortalama vadesi asgari 1 yıl olan döviz ve altın kredileri için Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu'na kesinti yapılmayacağı 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile verilen yetkiye istinaden davalı idarece yayımlanan Tebliğ'de düzenlenmiş olmakla birlikte, bu Tebliğde değişiklik yapan 29 No' lu Tebliğ ile de yürürlüğe girdiği tarihden önce kullanılan söz konusu kredilerin temdit edilmemek koşuluyla daha önce yürürlükte olan mevzuat hükmüne tabi olacağı belirlenmiştir. 29 No' lu Tebliğ'in yürürlüğe girdiği tarihten önce davacı tarafından kullanılan ancak vadesinde ödenmemesi nedeniyle temdit edilen kredinin bu Tebliğden önce yürürlükte bulunan mevzuatta düzenlenmiş olan istisna kapsamından yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda 29 No'lu Tebliğ ile istisna hükmünden yararlanabilme koşula bağlanmış olup, bu koşulu yerine getirmeyen davacının vadesinden sonra ödediği kredi için Fon'a kesinti yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar ,söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, davacı şirket tarafından 26.4.2000 tarihinde yurt dışından kullanılan kredinin vade tarihinden sonra ödenen kısmının temdit olarak kabul edilerek bu tutar üzerinden % 6 oranında fon kesintisi yapılması işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davacı şirket tarafından yurt dışındaki bir bankadan 26.4.2000 tarihinde kullanılan döviz kredisinin vadesi 4.5.2001 olup, sözleşme hükmü gereği kredinin yenilenmesinin olanaksız bulunduğu, dolayısyla uyuşmazlıkta temdit değil temerrüde düşmesi halinin sözkonusu olduğu, cezai faiziyle birlikte vadesinden sonra ödenen yurtdışı döviz kredisi nedeniyle fon kesintisi yapılamayacağından dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı gerekç...