Geçici köy korucusunun görev yapmakta olduğu sırada ölmesinin, herhangi bir çatışmadan ileri gelmediği, ölenin dikkatsizliğinden kaynaklandığı, bu durum ise, mevzuatta nakdi tazminat ödenmesini gerektiren kapsama girmediğinden, nakdi tazminat ödenmemesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.
Danıştay 10. Daire E. 2003/3727 K. 2006/2392 T. 12.4.2006 GEÇİCİ KÖY KORUCUSU NAKDİ TAZMİNAT ÖDENMEMESİ ŞAHSIN DALGINLIĞI VE TEDBİRSİZLİĞİ GEÇİCİ KÖY KORUCUSUNUN GÖREV YAPMAKTA OLDUĞU SIRADA ÖLMESİNİN, HERHANGİ BİR ÇATIŞMADAN İLERİ GELMEDİĞİ, ÖLENİN DİKKATSİZLİĞİNDEN KAYNAKLANDIĞI, BU DURUM İSE, MEVZUATTA NAKDİ TAZMİNAT ÖDENMESİNİ GEREKTİREN KAPSAMA GİRMEDİĞİNDEN, NAKDİ TAZMİNAT ÖDENMEMESİ YOLUNDA TESİS EDİLEN İŞLEMDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 2330/md. 1 İstemin Özeti: Davacıların oğlu ...'in geçici köy korucusu olarak görev yapmakta olduğu sırada ölmesi nedeniyle 2330 sayılı Yasa uyarınca nakdi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 10.8.2001 tarih ve 2001/178 sayılı İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu Kararının iptali ile 2330 sayılı Yasaya göre davacıların her birine 20.500.000.000.-TL. nakdi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; ? İdare Mahkemesince; ?Cumhuriyet Savcılığı'nca düzenlenen 19.9.1998 tarihli Olay Yeri Keşif Tutanağında, ...'in,? Merkez ? Köyünde görevli bulunduğu 18.9.1998 günü saat 20.00 sularında, teröre karşı köyü korumak için yapılan mevzide görev silahı ile vurulmuş olarak bulunduğu, olay tarihinde herhangi bir çatışmanın söz konusu olmadığı,? Cumhuriyet Başsavcılığının 5.6.2000 tarih ve H:1998/999 sayılı takipsizlik kararında, olay yeri, ceset ve silah üzerine yapılan inceleme ile tanık anlatımlarından bir başkası tarafından vurulmuş olabileceği yolunda kanıt bulunmadığı, silahın niteliği, mermi giriş-çıkış delikleri ile elbiselerdeki barut yanıkları ve atışın kendi silahıyla bitişik olması itibariyle şahsın dalgınlığı ve tedbirsizliği sonucu kendisini vurmuş olduğu kanaatine varıldığı dikkate alınarak somut olayın herhangi bir çatışmadan ileri gelmediği, savcılığın takipsizlik kararında da belirtildiği gibi olayın ölenin dikkatsizliğinden kaynaklandığı, bu durumun ise, mevzuatta nakdi tazminat ödenmesini gerektiren kapsama girmediği, dolayısıyla nakdi tazminat ödenmemesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan Mahkeme kararının temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ?Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ? Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADIN...