Tasarruf mevduatı sigorta fonu'na intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakların 4389 sayılı kanun'un 15/7-b maddesi kapsamındaki sorumluluğunun; bu maddede öngörülen şekilde oluşan zararın buna sebebiyet veren ilgililerden tahsilini sağlama amacına yönelik olduğu, banka hissedarlarının sorumluluğunun hisse oranıyla veya kullandıkları kredi miktarıyla sınırlı olmadığı hakkında.
10. Daire 2003/3612 E. , 2003/4488 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2003/3612 Karar No : 2003/4488 Temyiz Eden (Davalı) : Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tahsilat Dairesi Başkanlığı Vekili : … Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : … İstemin Özeti : Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen … A.Ş.'nin eski ortağı olan davacının, banka kaynaklarını kendi lehine kullanarak zarara uğrattığının saptandığından bahisle oluştuğu ileri sürülen 792.394.000.000.000.(Yediyüzdoksanikitirilyon üçyüzdoksandörtmilyar) liralık borcun tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanunun 37. maddesi uyarınca davacıya gönderilen 30.5.2002 tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan dava sonucunda ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yerinde olmadığı ileri sürülen temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. D.Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemde davacıdan istenilen tutar, herhangi bir şirketin veya kişinin bankaya olan kredi borcu nedeniyle, bankanın TMSF tarafından devralınmasından sonra o borcun Fon tarafından takibi suretiyle istenilen bir alacak (borç) değildir. 4389 sayılı Kanunun 15/7-b maddesi kapsamında istenilen bu alacağın; "bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakların" banka kaynaklarını maddede belirtilen ve sair şekillerde kullanmak suretiyle kendilerinin edindikleri veya üçüncü kişilere edindirdikleri para, mal, hertürlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynaklarından oluşması, yasada sözü edilen ortakların bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulundurmaları ve bu ortakların sorumluluğu konusunda ortakların hisse oranlarıyla ilgi kurulmadan Fon alacağına 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının öngörülmüş olması karşısında, söz konusu Fon alacağının bankanın yönetimini elinde bulunduran tüm ortaklardan istenebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, İdare Mahkemesince 4389 sayılı Kanunun 15/7-b maddesi kapsamında istenebilecek borcun tutarının 792.394.000.000.000.lira olup olmadığı ve davacının bu kapsamda bulunup bulunmadığı incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, ortakların kullandıkları kredi miktarına ve hisse oranlarına bakılmaksızın müşterek ve müteselsilen hakim ortaklar adına eşit miktarda tebliğname düzenlemeye gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Belirtilen nedenle, temyiz isteminin kabulü gerekeceği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı : … Düşüncesi : Dava Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen … A.Ş.nin eski ortağı olan davacının, banka kaynaklarını kendi lehine kullanarak zarara uğrattığından bahisle oluştuğu ileri sürülen zararın tahsili için 6183 sayılı...