Limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduğu 213 sayılı kanunun 10. maddesi ile 6183 sayılı kanunun mükerrer 35. maddesi paralel nitelikte hükümler olmakla birlikte aralarında uygulanma alanları ve sorumluluk koşulları başta olmak üzere çeşitli farklılıkların mevcut olduğu, ilkinin vergi ve buna bağlı borçlardan dolayı kanuni temsilcilerin kusura dayalı sorumluluğunu, ikincisinin de diğer amme alacakları için aynı sorumluluğu kusur şartı aranmaksızın düzenlediği ve kanuni temsilcileri sorumlu tuttuğu hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2008/5636 K. 2008/5698 T. 1.12.2008 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ ŞİRKETTEN TAHSİL İMKANI BULUNMAYAN AMME ALACAĞINDAN SERMAYE HİSSELERİ ORANINDA DOĞRUDAN DOĞRUYA SORUMLU OLDUĞU 213 SAYILI KANUNUN 10. MADDESİ İLE 6183 SAYILI KANUNUN MÜKERRER 35. MADDESİ PARALEL NİTELİKTE HÜKÜMLER OLMAKLA BİRLİKTE ARALARINDA UYGULANMA ALANLARI VE SORUMLULUK KOŞULLARI BAŞTA OLMAK ÜZERE ÇEŞİTLİ FARKLILIKLARIN MEVCUT OLDUĞU, İLKİNİN VERGİ VE BUNA BAĞLI BORÇLARDAN DOLAYI KANUNİ TEMSİLCİLERİN KUSURA DAYALI SORUMLULUĞUNU, İKİNCİSİNİN DE DİĞER AMME ALACAKLARI İÇİN AYNI SORUMLULUĞU KUSUR ŞARTI ARANMAKSIZIN DÜZENLEDİĞİ VE KANUNİ TEMSİLCİLERİ SORUMLU TUTTUĞU HAKKINDA. 213/md. 10 6183/md. 35 Temyiz İsteminde Bulunan : Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı ' BURSA Karşı Taraf: ''''''.. Vekili: Av. ''''''' İstemin Özeti: ''''. Gıda İnşaat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nden tahsil edilemeyen 2001/Haziran dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin, bu şirketin 15.7.2002 tarihine kadar %50, bu tarihten sonra da %10 hisseli ortağı olan davacıdan belirtilen hisseleri oranında tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10 ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddeleri uyarınca düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasında; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkürleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, ikinci fıkrasında ise, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacaklarının, 213 sayılı Kanunun anılan 10. maddesi ile paralel bir hüküm arz eden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35. maddesinde de; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından, bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde de; yukarıda belirtilen 213 sayılı Kanunun 10. ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddelerinden tamamen farklı olarak, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduğu ve ayrıca bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacaklarının hükme bağlandığı, 213 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi paralel nitelikte hükümle...