Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin ihyası istenen şirketin son yetkilisi ve ortağı olduğunu, şirketin tasfiye sürecini tamamlayarak sicilden terkin edildiğini, ancak tasfiye sırasında şirketin tespit edilemyen alacaklarının bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına ek tasfiyesine karar verilmesini istediği, Birleşen davada da davacı vekili, tasfiye memuruna karşı aynı taleple dava açarak ek tasfiye talebinde bulunmuştur. Davalı ....... vekili, ihyası istenen şirketin tasfiye ile terkin edildiğini, tasfiyenin eksik yapılmasından tasfiye memurunun sorumlu bulunduğunu, dava açılmasına müvekkilinin neden olmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava, eski...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1198 KARAR NO : 2019/959
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/12/2018 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 28/01/2019 KARAR TARİHİ : 23/10/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin ihyası istenen şirketin son yetkilisi ve ortağı olduğunu, şirketin tasfiye sürecini tamamlayarak sicilden terkin edildiğini, ancak tasfiye sırasında şirketin tespit edilemyen alacaklarının bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına ek tasfiyesine karar verilmesini istediği, Birleşen davada da davacı vekili, tasfiye memuruna karşı aynı taleple dava açarak ek tasfiye talebinde bulunmuştur. Davalı ....... vekili, ihyası istenen şirketin tasfiye ile terkin edildiğini, tasfiyenin eksik yapılmasından tasfiye memurunun sorumlu bulunduğunu, dava açılmasına müvekkilinin neden olmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava, eski tasfiye memuru tarafından açılan ek tasfiye isteğine, birleşen dava da ek tasfiye talebine ilişkindir. Her ne kadar birleşen dava ihyası istenen şirket tarafından açılmış ise de dava tarihinde davacı şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği gibi şirketin ihyası-ek tasfiyesi talebinin kabul edilebilmesi için şirketin şeklen tasfiyesinin tamamlanmış ve bu nedenle sicilden terkin ve bu şekilde tüzel kişiliğinin sona ermiş olması ve TTK 547. maddesi gereğince ek tasfiyenin gerekli bulunması yeterlidir. Diğer yandan ihyası istenen şirketin terkininden önceki merkez adresine göre davayı görmeye mahkememiz görevli ve yetkilidir. İhyası istenen şirketin tasfiyesini tamamlayarak ticaret sicilinden 03/05/2018 tarihinde terkin edildiği ve bu hususun da tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır. İhyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından açılan Bakırköy ....... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... E........ K sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davasında davacının lehine hüküm aldığı, iş bu ilamı Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ....... E sayılı takip dosyası ile icra takibine koyduğu anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında ihyası istenen şirketin terkin ile sona eren tüzel kişiliğinin yeniden kazandırılması ve ek tasfiyesi zorunludur. Diğer yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince talebin kabulü halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekir. Mahkememizce terkinden önceki tasfiye memuru olan davacının yeniden tasfiye memuru olarak atanması uygun bulunmuştur. Hal böyle olunca ek tasfiye koşulları mevcut olduğundan aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; A- Asıl d...