Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalının ----- de %50 - %50 oranında ortak bulunduklarını, şirketi münferiden temsile yetkili müdürün davalı ortak olduğunu, davalının şirket ile ilgili yetkisini açıkça kötüye kullandığını, davalının kendisi ve eşi adına -----şubesinden aldığı tüketici kredisi ile kredi kartı borçlarını şirket hesabından ödediğini, Davalının ayrıca ---- şubesi hesabından yine kendi adına almış olduğu kredi ve kredi kartı ödemelerini ve 3.şahıslar ödemelerinin de şirket hesabından ödediğini, bunların sadece müvekkilinin banka hesap incelemelerinden buldukları harcamalar olduğunu, davalının şirket defter ve kayıtlarının incelenmesine izin vermediğini, yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının şirketi ne kadar zarara uğrattığının ortaya çıkacağını,...
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/1108 Esas KARAR NO : 2019/647
DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 19/12/2011 KARAR TARİHİ : 12/06/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalının ----- de %50 - %50 oranında ortak bulunduklarını, şirketi münferiden temsile yetkili müdürün davalı ortak olduğunu, davalının şirket ile ilgili yetkisini açıkça kötüye kullandığını, davalının kendisi ve eşi adına -----şubesinden aldığı tüketici kredisi ile kredi kartı borçlarını şirket hesabından ödediğini, Davalının ayrıca ---- şubesi hesabından yine kendi adına almış olduğu kredi ve kredi kartı ödemelerini ve 3.şahıslar ödemelerinin de şirket hesabından ödediğini, bunların sadece müvekkilinin banka hesap incelemelerinden buldukları harcamalar olduğunu, davalının şirket defter ve kayıtlarının incelenmesine izin vermediğini, yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının şirketi ne kadar zarara uğrattığının ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle davacının şirketi daha fazla zarara uğratmaması için tedbir kararı verilerek imza yetkisinin durdurulmasına, şirketi zarara uğratan davalının TTK 161-162 md uyarınca müdürlükten azli ile şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirkete vermiş olduğu zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Usule ilişkin itirazında zamanaşımı definde bulunduklarını, dava dilekçesinde davacının ve vekilinin adresinin belirtilmediğini, dava dilekçesinde iddia edilen zarar ve kim için talep edildiğinin açıklanmadığını, harca esas değerin belirtilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davacı veya vekili tarafından aslına uygunluğu onanmamış bilgisayar çıkartılarak davacıya iade edilmesinin gerektiğini, esasa ilişkin itirazında, müvekkili aleyhindeki iddiaların soyut ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu ---- davacının eşi---- ve --- ile 1996 yılında kurduklarını, şirketin 15 yılı aşkın süredir kendi tescilli markası--- adı altında motorlu taşıtlar için ürünler imal ettiğini, müvekkilinin canla başla çalışırken davacının tüm yükü müvekkilinin üstüne bıraktığını, müvekkili hakkında şirketin borçlarından dolayı takipler başlatıldığını ve müvekkilinin tüm şahsi malvarlığını şirketin mali darboğazı aşması için sarf ettiğini, müvekkilinin profesyonel bir şekilde şirket işleri ile özel işlerini birbirine karıştırmayarak, şirket hesapları ile şahsi hesaplarını ayrı tuttuğunu, müvekkilinin davacının ticari defter ve kayıtları incelemesine izin vermediği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin müdürlükten azlini gerektirecek herhangi bir haklı neden bulunmadığını, şirketin tüm banka hesaplarının şeffaf ve denetime açık olduğunu, bu hususta bilirkişi tarafından inceleme yapılabileceğini, müvekkilinin şirketi zarara uğratmadığını halen şirketin müvekkiline borcu bulunduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılma tale...