Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2017/381 · K. 2019/183
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/381 K. 2019/183

E. 2017/381K. 2019/1834 Nisan 2019
icra takibitaşıma sözleşmesiitirazın iptalitazminatbilirkişi raporuicra inkar tazminatıicra takibine itirazicra takibine itirazın iptaliyasal süreborca itiraziademakul süreödeme emrialacağın tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesin özetle; davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nde başlattıkları icra takibine ilişkin ödeme emrinin borçlu tarafça tebellüğ edildiğini ve borçlu tarafın yasal süresi içinde borca itiraz ettiğini, borçlunun yapmış olduğu işbu itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu, davalı şirkete lojistik hizmeti verildiğini, davalı şirketin konteynerleri 14 günlük serbest sürenin aşılmasına rağmen çekmediği için demuraj bedeli ödemesi gerektiğini, davalı taraf ile müvekkilinin ayrıca hesap mutabakatı da yaptırdıklarını, davalı tarafın ödeme için müvekkilinden ek süre istediğini ve müvekkilinin istenen bu ek süreyi vermesine rağmen davalı tarafın bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine icra takibinin...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2017/381 Esas KARAR NO : 2019/183 DAVA : İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2017 KARAR TARİHİ : 04/04/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesin özetle; davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nde başlattıkları icra takibine ilişkin ödeme emrinin borçlu tarafça tebellüğ edildiğini ve borçlu tarafın yasal süresi içinde borca itiraz ettiğini, borçlunun yapmış olduğu işbu itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu, davalı şirkete lojistik hizmeti verildiğini, davalı şirketin konteynerleri 14 günlük serbest sürenin aşılmasına rağmen çekmediği için demuraj bedeli ödemesi gerektiğini, davalı taraf ile müvekkilinin ayrıca hesap mutabakatı da yaptırdıklarını, davalı tarafın ödeme için müvekkilinden ek süre istediğini ve müvekkilinin istenen bu ek süreyi vermesine rağmen davalı tarafın bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu, kötüniyetli itiraz nedeniyle daavlı şirket aleyhine icra inkar tazminatının hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; demurajın dış ticaret işlemlerinde konteynerdeki yükün boşaltılması için alıcı ve satıcının yaptığı anlaşmayla belirlenen sürenin aşılması halinde, konteyner başına alıcı tarafından ödenen gecikme bedeli olduğunu, ancak demuraj ücretinin doğması için bu konuda düzenlenen bir taşıma sözleşmesinin ya da atıfta bulunulan bir konşimentonun varlığının zorunlu olduğunu, demuraj bedeline ilişkin bir taşıma sözleşmesinin yada konşimentonun bulunmadığını, davacı şirket tarafından kesilen faturaların ise demurajın varlığını kanıtlamaya muktedir olmadığını, sadece faturalardan yola çıkarak müvekkil şirketin demuraj borcunun olduğunun söylenmesinin hukuki temelden yoksun olduğundan davacı şirketin kötüniyetli olarak icra takibine giriştiğinin belirtildiği, haksız davanın reddine, davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 04/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının fiili taşıyan vasfını ispat edemediği, davacı eğer fiili taşıyan sıfatına haiz değil ise bile fiili taşıyana ödediği demuraj ücretlerini belgeleyemediği, taraflar arasındaki elektronik postalar gerek 07/02/2017 tarihli "mutabakat mektubu" içeriğinde davalının borcunu kabul etmesi ve yine davalının kendi defter kayıtlarında davacıya borçlu gözükmesi karşısında davacının davalıdan 25/08/2017 tarihi itibari ile bakiye kalan alacak tutarı olan 24.769,56 TL'yi talep edip edemeyeceği hususu hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden konu tamamı ile sayın Mahkemenin takdirinde olduğu tespit edilmiştir. 20/12/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava ...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 100

1. Kısmen ödemede

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 1203

1. Ödeme yükümlülüğünün doğması

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/378 · K. 2019/481

21 Kasım 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/248 · K. 2019/388

3 Ekim 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/395 · K. 2018/239

20 Haziran 2018

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/241 · K. 2019/389

3 Ekim 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/177 · K. 2019/416

14 Ekim 2019

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2017/376 · K. 2019/385

1 Ekim 2019