Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 03.09.2014 tarihinde, ... ili ... ilçesinde yapılacak olan ... adlı projeden ofis satımına ilişkin olarak Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihine uyulmadığını ve bağımsız bölümlerin teslimi karşılıklı olarak belirlenen tarihten bir yıldan fazla bir süre sonra teslim edildiğini, bağımsız bölümlerin tesliminin gecikmesine ilişkin olarak gecikilen her bir gün için sözleşmede cezai şart öngörüldüğünü, müvekkili şirket tarafından cezai şart ödenmesi talep edildiğini, ancak davalı şirket açıkça sözleşmeye aykırı davranmış olmasına rağmen cezai şart ödenmesini kabul etmediğini, davalı şirketin ileri sürdüğü...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/159 Esas KARAR NO : 2019/746 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2019 KARAR TARİHİ : 17/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 03.09.2014 tarihinde, ... ili ... ilçesinde yapılacak olan ... adlı projeden ofis satımına ilişkin olarak Satış Vaadi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihine uyulmadığını ve bağımsız bölümlerin teslimi karşılıklı olarak belirlenen tarihten bir yıldan fazla bir süre sonra teslim edildiğini, bağımsız bölümlerin tesliminin gecikmesine ilişkin olarak gecikilen her bir gün için sözleşmede cezai şart öngörüldüğünü, müvekkili şirket tarafından cezai şart ödenmesi talep edildiğini, ancak davalı şirket açıkça sözleşmeye aykırı davranmış olmasına rağmen cezai şart ödenmesini kabul etmediğini, davalı şirketin ileri sürdüğü diğer tüm mazeretler borcun ifasının yapılmamasına veya geç yapılmasına neden olabilecek objektif sebepler olmadığını, davalı şirketin inşaatı durdurması ve bağımsız bölümleri geç teslim etmesi arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunmadığını, davalıya bu hususlarda ihtarname yollandığını, cevabi ihtarnamedeki iddia ettiği durumlara da ilişkin herhangi bir bildirimde de bulunmadıklarını, davalı şirketin temerrüde düştüğünün ve bu nedenle sözleşme hükmü uyarınca cezai şart ödeme yükümlülüğünün doğması sebebiyle belirsiz alacak davasının kabulünü, 1.000,00-TL bedelinin temerrüt tarihi itibariyle uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile davalı şirketten tahsilini, 1.000,00-TL davalı tarafından bağımsız bölümün tesliminin süresinde gerçekleşmemesi sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zararın, temerrüt tarihi itibariyle uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının belirleyebildiği zararın beyani ile harcını tamamlaması gerektiğini, bu şekliyle belirsiz alacak davasının usule uygun olmadığını, müvekkili şirketle satış vaadi sözleşmesine dayanılarak cezai şart talep ettiğini, müvekkili şirketin bir gecikmesinin olmadığını, bazı mücbir sebeplerle çalışmanın yapılamadığı sürenin gecikme olarak kabul edilerek müvekkili şirketten cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını, belirlenen yerlere dair tapuların 21/12/2017 tarihinde devredildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin gecikmesinden bahsedilmeyeceğini müvekkili şirketten herhangi bir talebin bulunmadığını, taraflara arasındaki satış vaadi sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararında da belirtildiği üzere geçerli şekilde akdedilmeyen satış vaadi sözleşmesine dayalı hak talep edemeyeceğeini, ha...