DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2019 KARAR TARİHİ : 07/02/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 06/02/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ... ile davalı sigorta şirketi arasında, ihtiyaç kredisi kapsamında 29/01/2018 tarihli hayat sigorta poliçesi tanzim edildiğini, daha sonra murisin hastalanıp hastaneye yatırıldığını, hastalığının sonucunda 06/09/2018 günü vefat ettiğini, akabinde davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını, murisin hastalığını gizlediği iddiasının doğru olmadığını, murisin hastalığını gizlediği iddiasının doğru olmadığını, poliçenin incelenmesinde poliçenin hiçbir sayfasında sigortalının imzasının bulunmadığını, sigortalının...
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/56 Esas KARAR NO : 2019/112 Karar DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2019 KARAR TARİHİ : 07/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 06/02/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ... ile davalı sigorta şirketi arasında, ihtiyaç kredisi kapsamında 29/01/2018 tarihli hayat sigorta poliçesi tanzim edildiğini, daha sonra murisin hastalanıp hastaneye yatırıldığını, hastalığının sonucunda 06/09/2018 günü vefat ettiğini, akabinde davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını, murisin hastalığını gizlediği iddiasının doğru olmadığını, murisin hastalığını gizlediği iddiasının doğru olmadığını, poliçenin incelenmesinde poliçenin hiçbir sayfasında sigortalının imzasının bulunmadığını, sigortalının sağlık beyanının alınmadığı anlaşıldığını, sigorta şirketinin poliçenin tanzimi sırasında sigortalıya gerekli soruları yöneltmeyen, poliçede imzasını almayan şirketin, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle davamızın kabulü ile, ödenmiş 12.878,00-TL kredi taksitlerinin davacılara iadesine ve ödenecek taksitlerin de davalının sorumluluğunda olduğuna karar verilmesini, yargılama giderleri ve vakalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre : MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Dava dilekçesinden davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı ve dava konusu ALACAK (Bankacılı...