Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 2000 yılında kurulan davacı şirketin tarımsal ilaç sektöründe bölge toptancılığı yaptığını, tarımsal ilaç sektöründe faaliyet gösteren davacı firmayla 2006 yılına kadar ticari ilişki içinde bulunduklarını, ticari ilişkinin artması üzerine davalının ürünlerinin satış ve pazarlanması konusunda 2006 yılında karşı tarafla distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davalı ürünlerinin ulusal ölçekte tanıtımının yapılıp stoklarının eritildiğini, müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının sözleşmeyi feshetmeden müvekkili şirketin tek satıcılık hakkını ihlal ettiğini ve sözleşmeye aykırı olarak faaliyet alanını daralttığını, davalının pazarlama ve satış faaliyetlerine bizzat...
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2014/423 Esas KARAR NO : 2018/927 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/06/2013 KARAR TARİHİ : 27/09/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 2000 yılında kurulan davacı şirketin tarımsal ilaç sektöründe bölge toptancılığı yaptığını, tarımsal ilaç sektöründe faaliyet gösteren davacı firmayla 2006 yılına kadar ticari ilişki içinde bulunduklarını, ticari ilişkinin artması üzerine davalının ürünlerinin satış ve pazarlanması konusunda 2006 yılında karşı tarafla distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davalı ürünlerinin ulusal ölçekte tanıtımının yapılıp stoklarının eritildiğini, müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının sözleşmeyi feshetmeden müvekkili şirketin tek satıcılık hakkını ihlal ettiğini ve sözleşmeye aykırı olarak faaliyet alanını daralttığını, davalının pazarlama ve satış faaliyetlerine bizzat girişerek rekabet etmeme yasağına aykırı davranarak müvekkili şirketin zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin tarım ilaçları pazarlama ve satış sektöründe önemli bir konum, isim ve müşteri potansiyeli edindiğini, diğer müvekkilinin şirketin %95 payına sahip sektörde tanınmış biri olduğunu, davalı tarafça maddi zararın ötesinde manen de ıstıraba itildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle maddi zarar için şimdilik 100.000 TL, manevi zarar için 400.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bazı ürünlerinin bayilere satışı ve dağıtımı konusunda davacı şirket ile 01/01/2006 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete tüm desteğin sağlandığını, teminatsız ürün teslimi yapıldığını, ancak, davacı şirketin 2011 yılında yaptığı alımlara dayanan borçlarını 2012 yılına gelindiğinde ödememeye başladığını, müvekkili şirket tarafından tanınan uzun sürelere ve borçları yapılandırmaya yönelik alternatif tekliflere rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin davacının ısrarı üzerine elindeki stokları da iade almayı kabul ettiğini, iade alınan ilaçların bir kısmının son kullanma tarihinin geçmiş olması ve bir kısmının ise son kullanma tarihine yakın olması sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, davacı hakkında başlatılan takipler olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından başlatılan takiplerden sonuç alınamadığını, davacı şirketin müvekkili şirketin sadece toptancısı olduğunu, davacılar tarafından var olduğu iddia edilen maddi zararların taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı şirketin uymakla zorunlu olduğu mali yükümlülükleri olduğunu, davacı şirketin teknik iflas halinde olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Dava; taraflar arasında yapıldığı ve varlığı kabul edilen 01/01/2006 tarihli sözleşme...