Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı ... davalı ...Ş.'den kredi çektiğini, 48 ay vade ile ödemek üzere ödeme planı yapıldığını, iki taksiti ödeyemediğini, bunun üzerine davalı bankanın alacağı varlık yönetimine aktardığını, varlık yönetiminin de borcu yapılandırdığını, toplam 10.045,78 TL olan borcun 31.121.53 TL olduğunu, borcun bu duruma gelmesinin ancak bileşik faiz işletilerek olabileceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 8'e göre bileşik faiz işletilebilecek durumların belli olduğunu, kendisine karşı bileşik faiz işletmelerinin mümkün olmadığını, bu gerekçelerle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ TALEBİ: Davalı ...Ş., verdiği cevap dilekçesinde öncelikle görev itirazında bulunmuştur. Davanın esası yönünden de davalıdan alınan faizin haksız şart...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/298 KARAR NO: 2019/542
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 13/03/2017 KARAR TARİHİ: 24/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı ... davalı ...Ş.'den kredi çektiğini, 48 ay vade ile ödemek üzere ödeme planı yapıldığını, iki taksiti ödeyemediğini, bunun üzerine davalı bankanın alacağı varlık yönetimine aktardığını, varlık yönetiminin de borcu yapılandırdığını, toplam 10.045,78 TL olan borcun 31.121.53 TL olduğunu, borcun bu duruma gelmesinin ancak bileşik faiz işletilerek olabileceğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 8'e göre bileşik faiz işletilebilecek durumların belli olduğunu, kendisine karşı bileşik faiz işletmelerinin mümkün olmadığını, bu gerekçelerle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ TALEBİ: Davalı ...Ş., verdiği cevap dilekçesinde öncelikle görev itirazında bulunmuştur. Davanın esası yönünden de davalıdan alınan faizin haksız şart oluşturmadığını, belirlenen faizin kanunlara uygun olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ: Dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 22 ve devamı maddelerine göre tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72'ye göre açılmış menfi tespit davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı taraf, banka kayıtlarını, taksitlendirme formunu, tanık beyanlarını ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur. Davalı taraf, kredi sözleşmesini, ödeme bilgilerini ve yemin delilini delil olarak sunmuştur. Taraflar arasında yapılan sözleşme incelendiğinde sözleşmenin başında "Tüketici Kredisi Sözleşmesi" yazılı olduğu, sözleşme içeriğinde sözleşmenin ticari nitelikle ya da tüketici kredisi olmayan bir kredi sözleşmesi olduğuna ilişkin madde bulunmadığı, sözleşme ekinde "İhtiyaç Kredisi Bilgi Formu" bulunduğu, söz konusu formun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 23'e göre tüketici kredilerinde kredi kuruluşlarının tüketiciye vermeleri gereken tüketiciye, teklif ettikleri kredi sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflar arasında yapılan sözleşme tüketici kredisi sözleşmesi, dolayısıyla taraflar arasındaki işlemde tüketici işlemi niteliğindedir. 6502 sayılı yasanın 73'üncü maddesine göre de tüketici işlemlerinden kaynaklı uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görevine girmektedir. Bu gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Temmuz 2019 tarihinde hakim değişikliği olmuş ve dosya mahkememize atanan Hakim ... tarafından karara bağlanmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davaya konu sözleşmenin tüketici işleminden kaynaklı Tüketici Kredi Sözleşmesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğundan 6100 sayılı HMK madde 114-1/c ve 115 maddeleri...