Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/410 K. 2019/221

E. 2018/410K. 2019/22128 Şubat 2019
bilirkişi raporutazminatkârlılık oranıbilirkişi incelemesisözleşmenin feshisözleşmeye aykırılıktazminat davasızarar tazminimaddi zararbozma kararımanevi tazminatticari faaliyetyasal süremaddi ve manevi tazminatyoksun kalınan karhaksız rekabetiadeeksik incelememakul süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 1983 yılından bu yana davalı ...'in yetkili servisi olarak görev yaptığını; 2002 yılı başında davalının Yeni Bölge Dağıtım Sistemine geçiş gereği tüm yetkili servislerin yeni belirlenen Bölge bayilerine/satıcılarına bağlanacağını belirterek matbu fesihnamelerin imzalanmasını talep ettiğini; müvekkilinin davalıya inanarak fesihnameyi imzalamasına rağmen Bölge bayisine bağlanmadığını; ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15.07.2004 tarih, ... E., ... K. sayılı kararı ile ...'in müvekkili aleyhine marka ihlali ve haksız rekabet iddiası ile açılan davanın reddedildiği ve bu davada müvekkilince açılan karşı davalarının kabul edildiğini ve sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin yürürlükte olduğuna...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2018/410 KARAR NO :2019/221 DAVA :Tazminat DAVA TARİHİ :03/04/2006 KARAR TARİHİ :28/02/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 1983 yılından bu yana davalı ...'in yetkili servisi olarak görev yaptığını; 2002 yılı başında davalının Yeni Bölge Dağıtım Sistemine geçiş gereği tüm yetkili servislerin yeni belirlenen Bölge bayilerine/satıcılarına bağlanacağını belirterek matbu fesihnamelerin imzalanmasını talep ettiğini; müvekkilinin davalıya inanarak fesihnameyi imzalamasına rağmen Bölge bayisine bağlanmadığını; ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15.07.2004 tarih, ... E., ... K. sayılı kararı ile ...'in müvekkili aleyhine marka ihlali ve haksız rekabet iddiası ile açılan davanın reddedildiği ve bu davada müvekkilince açılan karşı davalarının kabul edildiğini ve sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin yürürlükte olduğuna hükmedildiğini; yargı kararına uyularak yetkili servis statüsünün tanınması ve ayrıca müvekkilinin zararının tazmin edilmesi için davalıya başvurulduğunu ve ihtar çekildiğini, ancak sonuç sağlanamadığını, tazminat taleplerinin iki kalemde toplandığını, ilki davalının sözleşmeyi ihlal ederek müvekkilini 4 yıl boyunca yetkili servislere sağlanan tüm imkanlardan mahrum ettiğini ve yetkili servis olarak çalışmasını engellediğini, yetkili servislerin yararlandığı garantili araç bakımı yapmasına izin verilmediğini, filo anlaşmaları yapma imkanından ve davalının yetkili servislere verdiği eğitim, bilgi işlem gibi teknik desteklerden mahrum kaldığını, davalının müvekkili aleyhine ikame ettiği dava tarihi olan 22.05.2002 tarihinden işbu dava tarihine kadar olan 46 aylık süre içinde yetkili servis olarak çalışamamaktan doğan işçilik gelir kaybı ve parça satış kaybından doğan toplam geçmiş zararının 2.622.000,00 TL olduğunu, bu kalem için şimdilik 950.000,00 TL talep ettiklerini, 2. zarar kalemi olarak sözleşmenin davalı tarafından ihlal edilmesi nedeni ile müvekkilinin yetkili servis olarak çalışsa idi bundan sonra mamelekinde gerçekleşek artışın davalıca engellenmesi nedeni ile kar kaybı olduğunu ve 5 yıllık süre zarfında muhtemel yoksun kalınan karın 3.500.000,00 TL olduğunu, bu tutardan şimdilik 50.000 TL talep ettiklerini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000,00 TL tazminatın 22.05.2002 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının daha önce ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında aynı konu hakkında dava açtığını ve zararını ispatlayamadığı için maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştiğini, bu nedenle davanın HUMK m. 237 yönünden reddi gerektiğini; davacı tarafın 11.02.2002 tarihinde fesihname vermiş ve 24.06.2002 tarihinde fesihnamenin ...