Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın kooperatife üye olup hususi nitelikte üye ile kooperatif arasında alacak davası olduğunu, kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Anadolu 7. İcra Müdürlüğünde--------- esas ile ilamsız takip yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz gerekçesinde ise, davacı kooperatifin kendisine üyelik sonucu vermiş olduğu daireyi 3. şahıslara sattığını ve ortak üyelik durumu kalmadığını itiraz ederek ödemekten kaçındığını, davalı yanın halen kooperatifte üye olduğunu ve henüz tasfiye işlemine geçilmediğini ve sunulan evraklara göre üyelik hakkının aynen devam ettiğini, üyeliğin devrinin kooperatife karşı geçerli olması için devir alan ile devir edenin birlikte başvuru yapıp...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1325 Esas KARAR NO : 2019/492 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 06/12/2017 KARAR TARİHİ: 18/04/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın kooperatife üye olup hususi nitelikte üye ile kooperatif arasında alacak davası olduğunu, kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Anadolu 7. İcra Müdürlüğünde--------- esas ile ilamsız takip yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz gerekçesinde ise, davacı kooperatifin kendisine üyelik sonucu vermiş olduğu daireyi 3. şahıslara sattığını ve ortak üyelik durumu kalmadığını itiraz ederek ödemekten kaçındığını, davalı yanın halen kooperatifte üye olduğunu ve henüz tasfiye işlemine geçilmediğini ve sunulan evraklara göre üyelik hakkının aynen devam ettiğini, üyeliğin devrinin kooperatife karşı geçerli olması için devir alan ile devir edenin birlikte başvuru yapıp devir alanın üyeliğinin yönetimce kabul edilmesi gerektiğini, davalının bu işlemleri ifa etmediğini, bu nedenle üyelik borçlarından sorumlu olduğunu, sonuç olarak, davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan kooperatif tasfiyeye girmediğinden İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyasındaki asıl alacak ve faiz alacağı nazara alınarak itirazının iptaline ve %20 icra inkar tazminatı ile mahkeme masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın kooperatif üyeliğini ve kooperatif üyeliğine konu meskenini tapuda devrettiğini, hiçbir basiretli tacirin üyelik devrini bilmediğini ileri süremeyeceğini, davalı ...'ın Aralık 2013 tarihinde Kooperatif merkezinde üyelikten çıkacağını kooperatif yönetim kurulu başkanına bildirdiğini, üyelikten çıktığının teyidi sonucunda ilişiğinin kesildiğini, kooperatiften ayrılma bildiriminin şekle tabi olmadığını, dava dilekçesinde kooperatifin tasfiyeye girmediğinin belirtildiğini, halbuki takip talebinde---------" ibaresinin bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kooperatif tasfiye halinde değilse takipteki --------Kooperatifi ünvanlı tüzel kişiliğe borcu olmayacağını, zira farklı bir unvanın davayı açtığını, farklı bir unvanlı kişinin de takip yaptığını, bu sebepten dahi itirazın iptali davasının reddi gerekeceğini, böylece davadaki husumet şartının oluşmayacağını, kooperatifin yapı kullanma izni alınmışsa dağılması gerektiğini, eğer iskan bilerek alınmıyorsa Kooperatifler Kanunu 62/son fıkra gereği suç işlenmiş olacağını, Kooperatif yöneticilerinin amaca ulaşmalarına rağmen maaş almak amacı ile kooperatifi yaşatma çabası içine girdiklerini, davacının defterlerinin kanıt olarak gösterilmesine karşı olduklarını zira müvekkilinin tacir olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ...